Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Tekrarlayan Gebelik Kayıpları İnfertiliteyle ilişkili mi?

Tekrarlayan gebelik kayıpları ile infertilite aynı durumu ifade etmese de

Tekrarlayan gebelik kayıpları ile infertilite aynı durumu ifade etmese de her ikisi de üreme sağlığı açısından ayrıntılı değerlendirme gerektirebilir. Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Faika Ceylan Çiftçi, gebelik kayıplarının tekrarlaması durumunda genetik faktörlerden rahim yapısına kadar farklı nedenlerin araştırılabileceğini belirtti.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin

İnfertilitede temel sorun gebeliğin elde edilememesiyken, tekrarlayan gebelik kayıplarında gebelik oluşur ancak devamında kayıp yaşanır. Bu nedenle iki durum birbirinden farklı olsa da değerlendirme sırasında kadın ve erkeğe ait bazı ortak faktörlerin araştırılması gerekebilir.

Gebelik kayıplarının tekrarlaması tek bir nedene bağlı olmayabilir. Kadının yaşı, embriyoya ait kromozomal sorunlar, anne veya babaya ait bazı genetik özellikler, rahmin yapısal farklılıkları ve bazı hormonal ya da tıbbi durumlar araştırılan başlıklar arasında yer alır.

Genetik faktörler neden araştırılıyor?

Erken gebelik kayıplarının nedenlerinden biri embriyoda ortaya çıkan kromozomal bozukluklardır. Bunların bir bölümü rastlantısal olarak gelişebilir ve özellikle kadın yaşının ilerlemesiyle görülme olasılığı artabilir.

Bazı çiftlerde ise anne veya babada belirgin bir sağlık sorununa yol açmayan ancak gebelik sürecini etkileyebilecek kromozomal farklılıklar bulunabilir. Bu nedenle tekrarlayan kayıplarda çiftin öyküsüne göre genetik değerlendirme gündeme gelebilir.

Rahmin yapısı gebeliğin devamını etkileyebilir mi?

Rahimde bulunan bazı yapısal farklılıklar gebeliğin yerleşmesini veya devamını etkileyebilir. Doğuştan gelen rahim anomalileri, rahim içi yapışıklıklar, bazı miyomlar veya polipler değerlendirme sırasında incelenebilir.

Ancak saptanan her yapısal farklılığın gebelik kaybının nedeni olduğu düşünülmemelidir. Bulguların gebelik öyküsüyle birlikte değerlendirilmesi önem taşır.

Hormonal ve metabolik durumlar da değerlendirilebilir

Tiroid hastalıkları ve kontrol altında olmayan diyabet gibi bazı sağlık sorunları gebelik sürecini etkileyebilir. Bu nedenle tekrarlayan kayıplarda yalnızca üreme sistemi değil, anne adayının genel sağlık durumu da değerlendirmeye dahil edilebilir.

Yapılacak incelemeler kişinin tıbbi öyküsüne ve mevcut risk faktörlerine göre belirlenir. Her çift için aynı testlerin yapılması gerekmeyebilir.

Pıhtılaşma sorunlarının rolü var mı?

Antifosfolipid sendromu olarak bilinen otoimmün durum, tekrarlayan gebelik kayıplarıyla ilişkili olabilen nedenlerden biridir. Uygun hastalarda bu durumun araştırılması değerlendirme sürecinin bir parçası olabilir.

Ancak her gebelik kaybını pıhtılaşma sorunlarıyla ilişkilendirmek doğru değildir. Hangi incelemelerin gerekli olduğuna kişinin öyküsü ve klinik bulguları doğrultusunda karar verilmesi gerekir.

Her zaman belirgin bir neden bulunamayabilir

Ayrıntılı incelemelere rağmen bazı çiftlerde tekrarlayan gebelik kayıplarını açıklayacak belirgin bir neden saptanamayabilir. Neden bulunamaması, sonraki gebeliğin de mutlaka kayıpla sonuçlanacağı anlamına gelmez.

Bu nedenle değerlendirme yalnızca “Neden düşük oldu?” sorusuna yanıt aramakla sınırlı değildir. Önceki gebeliklerin öyküsü, yaş ve mevcut risk faktörleri birlikte ele alınarak sonraki gebelik açısından takip edilmesi gereken bir durum bulunup bulunmadığı değerlendirilebilir.