
Alman Der Spiegel dergisinin internet sitesinde yayımlanan “Erdoğan barış güvercini oluyor” başlıklı haberde, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, dünyanın büyük bir kısmının katılımıyla sahnenin domine edildiği, Türk versiyonu Münih Güvenlik Konferansı niteliğinde bir platform oluşturdu” ifadesi yer aldı.

TÜRKİYE’DEN BATI DÜNYASININ ÖTESİNDEKİ ÜLKELERİ ÇEKEN DÜNYA DÜZENİ KONFERANSI
Haberde, Türkiye’nin geleneksel Batı dünyasının ötesindeki ülkeleri çeken bir dünya düzeni konferansı oluşturduğu ve güvenilir bir ortak olarak imajını güçlendirmeye çalıştığı ve bunda da başarılı olduğu vurgulandı.
ADF’nin beşinci yılında yaklaşık 150 ülkeden 6 bin 400 katılımcının 52 farklı görüşme formatında bir araya geldiği aktarılan haberde, bunların arasında 23 devlet ve hükümet başkanı, 13 başbakan yardımcısı ve 50 bakanın yer aldığı ifade edildi.
‘TÜRKİYE YÜKSELEN BİR ORTAK GÜÇ’
Haberde, Türkiye hakkında farklı anlatıların bulunduğu, bunlardan birinin ise Cumhurbaşkanı Erdoğan yönetimindeki Türkiye’nin, yükselen bir orta güç olarak bölgesel sorunlara çözüm üretmek isteyen, ciddiye alınması gereken ordusu ve büyüyen savunma sanayisiyle güvenilir ortak olma hedefi taşıyan bir aktör olduğu belirtildi.
Ayrıca “Forumun açılışında dünya genelindeki krizleri yansıtan görüntüler eşliğinde “risk hesaplanıyor, sonuçlar hesaplanmıyor” gibi mesajlar verildi. Erdoğan konuşmasında küresel sistemin “ahlaki ve varoluşsal bir kriz” içinde olduğunu savunarak mevcut düzeni eleştirdi” ifadelerine yer verildi.

ALMAN MEDYASINDA ‘DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKTÜR’ VURGUSU
Alman medyasında ayrıca şu ifadelere yer verildi: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ayrıca Birleşmiş Milletler sistemini eleştirerek “Dünya beşten büyüktür” söylemini yineledi. Bu ifade, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin veto yetkisine sahip beş daimi üyesinin küresel karar alma süreçlerini tekelleştirdiği yönündeki eleştiriyi temsil ediyor.
Türkiye’nin diplomasinin merkezinde yer aldığı vurgulanan haberde, Türkiye’nin çatışan taraflar arasında arabuluculuk yapan ve İran, Rusya ile Ukrayna başta olmak üzere çeşitli krizlerde, Afrika Boynuzu’nda olduğu gibi çözüm arayışlarına katkı sunan bir ülke olduğu kaydedildi.
Haberde, Batı’da büyük ölçüde dışlanan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un da Antalya’ya gelerek görüşlerini ayrı bir konuşma formatında sunma fırsatı bulduğu anımsatıldı.
Ayrıca haberde, İngiltere, Avusturya, Litvanya, Letonya ve Portekiz dışişleri bakanlarının da ADF’ye katılan batılı isimler arasında yer aldığı aktarıldı.

‘ERDOĞAN HERKESLE KONUŞUYOR’
Alman medyasından bir başka gazete Zeit’te ise, Antalya Diplomasi Forumu (ADF) hakkında kaleme alınan analizde, forumun mevcut küresel güç dengelerindeki değişimi gözler önüne serdiği belirtildi.
Türkiye’nin farklı aktörlerle eş zamanlı temas kurabilen esnek diplomasi anlayışına dikkat çekilen yazıda, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan herkesle konuşuyor: Ukraynalılarla ve Ruslarla, Ermenilerle ve Azerbaycanlılarla, İranlılarla ve Amerikalılarla. Bu, bir sarkaç gibi ileri geri sallanan bir politika.” ifadesine yer verildi.
Analizde, Türkiye’nin geçmiş yıllarda dünyanın yarısına yayılan ince işlenmiş bir ilişki ağı kurduğu ve çatışmalarda arabulucu, ihtiyaç anında ise yardımsever bir aktör olarak kendisini giderek daha başarılı şekilde konumlandırdığı vurgulandı.
Bu kapsamda Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un da forumda yer almasının, Türkiye’nin tüm taraflara açık diplomatik yaklaşımının bir göstergesi olduğu ifade edildi. “Kararlar, odada bulunanlar tarafından alınır” şeklindeki diplomasi anlayışına atıf yapılan analizde, Antalya’daki zirvenin bu gerçeği bir kez daha ortaya koyduğu kaydedildi.
‘DÜNYA ANTALYA’DA, ALMANYA KAPININ DIŞINDA’
Analizde, Erdoğan’ın forumun açılışında Türkiye’yi “barışın anahtarı” olarak tanımladığı ve organizasyonu “geleceğe dair bir umut platformu” şeklinde nitelendirdiği aktarıldı.
Analizde, “Dünya Antalya’da geleceği tartışırken Almanya kapının dışında kaldı.” değerlendirmesinde bulunuldu.

