Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

RUHİ ÇENET CNN TÜRK’TE! O gemide neler yaşandı?

Kaynak:CNN TÜRK Arjantin açıklarında hantavirüs paniği yaşanan “Hondius” isimli geminin

Kaynak:CNN TÜRK

Arjantin açıklarında hantavirüs paniği yaşanan “Hondius” isimli geminin yolcuları arasında yer alan ünlü içerik üreticisi Ruhi Çenet, günlerdir kamuoyunun gündemindeydi. Türkiye’ye döndükten sonra sosyal medyada ve çeşitli mecralarda hakkında “virüs taşıdığı” ve “hastalık riskiyle düğüne katıldığı” yönünde pek çok iddia ortaya atıldı.

Peki o gemide tam olarak ne oldu? Ruhi Çenet CNN TÜRK canlı yayınında anlattı;

Aslında bizim gemiye binme amacımız dünyanın en uzakta bulunan ve ulaşılması en zor yerleşim yeri olan Trieste de Cunha Adası’nda bir belgesel çekmekti. 1 Nisan’da Arjantin Ushuaia kentinden gemi yolculuğumuz başladı. Yaklaşık 24 gün sonra bizim zaten inişimiz planlanıyordu. Gemi yolculuğu esnasında 11 Nisan’da ilk yolcu hayatını kaybetti. İleri yaşta bir yolcuydu ve bize 12 Nisan’da bu yolcunun doğal yollarla hayatını kaybettiği söylendi.

Ardından onun eşi yine hayatını kaybetti ve biz bütün yolcular bunu acaba yastan mı hayatını kaybetti diye yorumladık. Daha sonra Türkiye’ye ben döndükten bir hafta sonra 3 Mayıs tarihinde gemide hala yolculuk etmekte olan bir arkadaşım bir virüs varlığından bahsetti. Ancak olaylar da tam olarak burada karışıyor.

Ben 2 Mayıs tarihinde hiçbir bilgim yokken aslında dünyadaki hiçbir insanın Virüs varlığından haberdar olmamışken bir düğüne katıldım ve o düğünde belli başlı fotoğraflar çekildi. Düğünden bir gün sonra virüsün varlığı açığa çıktı ve onu takip eden günde ise Dünya Sağlık Örgütü bu virüsü resmen duyurdu.

Gemide hiçbir virüs endişesi yoktu. Çünkü biz gemi yolcularımız, hepimiz gemideki vefatın doğal yollarla olduğunu düşünüyorduk. Gemi normal seyrine devam etti. Hatta şöyle ki ilk vefattan sonra gemi ilerlediği istikametten bir adayı kaçırdığından dolayı o adayı da ziyaret etmek istediklerinden dolayı yolcular geriye döndü.

Keyfi bir yolculuktu bu. Tekrar devam etti. Yani eğer bir virüs vakasından şüpheleniliyor olsaydı böyle keyfi bir hareket yapılamazdı. Daha sonra yolculuk yolculuğumuz bittikten sonra bize işte gemideki yolcu arkadaşımız haber verdi. Ardından da Dünya Sağlık Örgütü bu virüsün gerçekten gemide olduğunu duyurdu. Ancak olaylar çoktan benim için yaşanmıştı.

Karantina 42 gün sürüyor. Benim gemiden ayrıldığım 24 Nisan’dan itibaren karantina sürecimin devam ettiğini söylediler. Sağlık Bakanlığı iletişim noktasında bize her türlü desteği gösterdiler.

Şu an evimdeyim ve önümüzdeki günlerde burada olacağım. Testlerim yapıldı. Kan, idrar ve tükürük testleriydi bunlar. Hepsi negatif çıktı. Ve önümüzdeki ilerleyen dönemlerde eğer gerekirse kuluçka ihtimalinden dolayı tekrar test yapacaklarını söylediler. Zaten şu an herhangi bir risk teşkil etmiyorum. Düğüne katıldığım günde de bilinen bir riski ihlal etmemiştim.

Kimsenin bilmediği ortada henüz var olduğu bilinmeyen bir durumdaydık. Şu an için tamamen güvendeyim. Bir yandan testimin sonucunu merak ediyordum. Aslında bunun negatif çıkacağından emindim fakat öyle şeyler yazıldı, öyle şeyler söylendi ki ben bile kendimden şüphe etmeye başladım. İşte gemide virüs var ve gemideki karmaşanın içinde olmak için gitti diyenler oldu. Daha sonra Türkiye’ye virüs Getirecek. Bu onun işte uzun zamandan beri planladığı bir aksiyondu diyenler oldu. Bunların hepsi yanlış.

Aşırı yıpratıcı bir süreç geçirdim. Ancak ben bugün bu tarz argümanları çoğaltmak veya kimseyle tartışmak istemiyorum. Orada var olan eksik bilgiyi belgeleriyle sunmak ve bir açıklığa kavuşturmak istedim. Ve bunun için de bir açıklama videosu yayınlıyorum.

Umarım doğru bilgi herkese yayılır. İlk günden beri uzmanlar bu virüsün Covid-19 gibi aşırı yayılımcı bir virüs olmadığını söylediler. Fakat ben de bir uzman olmadığım için bu konuda sadece referans alabiliyorum onları. Benim hiçbir zaman pandemi tüm dünyaya yayılacak, herkes evlerine kapanacak gibi bir söylemim de olmadı. Ben tamamen Sağlık Bakanlığının açıklamalarını referans alıyorum. Umuyorum ki bu virüs ülkemizde şu an tespit edilmiş bir vaka yok. Hiçbir zaman da ülkemize yayılmayacağını umuyorum.

Ben gemideyken bir virüs varlığı bilinmediği için onların hani düşüncelerini bilmiyorum. Fakat gemiden indikten sonra gemide seyahat etmekte olan yolcularla irtibata geçtim ve herhangi bir korku atmosferinden bahsedilmedi.

Gemi yönetiminin durumu profesyonellikle sürdürdüğünü, herkesin artık kendi kabininde izole için izolasyon içinde olduğunu belirttiler. Ve bu gemi yönetiminin bize “12 Nisan’da ilk vefat doğal sebeplerle olmuştur” gibi bir yanlış bilgi vermesinden sonra kendini iyi topladığını düşünüyorum.

İlerleyen günlerde çünkü gemide herhangi bir laboratuvar olmadığı için ilk vefatta bunun normal sebeplerle olmuş olabileceğini düşünmek istediler. Zaten vefat eden yolcu da ileri yaşta bir yolcuydu ve bizim gemi yolculuğumuz esnasında 10 metreyi bulan dalgalar içerisindeydik. Gemi bir hayli sallanıyordu.

Biz de kaptanın açıklamalarını doğru kabul ettik ve ilerleyen günlerde gemi normal seyrine devam etti. İnsanlar normal programlarını uygulamaya devam ettiler. Eğer bir virüs veya bulaşıcı bir hastalık olduğu biliniyor olsaydı belki de biraz daha önlem alınabilirdi. Durum daha farklı olurdu.

İlk etapta Arjantin’den yola çıktı 1 Nisan tarihinde. Onu takip eden günlerde çeşitli duraklarda durdu. Örneğin Güney Georgia adalarında orada penguenler, foklar gibi bazı doğa yaşamını gözlemlemek istedik. Ardından Trieste de Cunha Adası’na vardık.

Bizim gemiye binme amacımızda bu ulaşılamaz denilen adaya ulaşmaktı. Onu takip eden 24. günde Saint Helena Adası’nda inişimizi gerçekleştirdik. Fakat gemideki kalan yolcuların Cape Verde’ye gittiğini biliyoruz. Cape Verde’nin de ilerleyen günlerde bir virüs salgını korkusuyla yolcuları almadığını duyduk. Fakat ben gemiden ayrıldığım günden sonraki haftaya kadar, 3 Mayıs’a kadar kimse gemide bir virüs olduğunu bilmiyordu. Benim de başıma gelen işte “Düğüne gitti, düğünde eğlendi ama işte virüs olduğunu biliyordu veya virüs şüphesi içindeyken bile insanlara riske atıp topluma karıştığı” iddiaları yanlıştır. Çünkü 2 Mayıs tarihinde kimse virüsten bahsetmemişti, bilinmiyordu.

Tarihler birbirine çok yakın fakat burada net bir ayrım var. Hani 2 Mayıs tarihi ile bilinen bir riski ihlal etmediğim durumu düşünmek lazım. 2 Mayıs tarihinde olmayan bir bilgiyle elimdeki bilgilerle öyle hareket ettim. Hayatın normal akışı içerisinde yaşamımı sürdürmek istedim. Fakat eğer biz gemide bir salgın olduğunu veya bulaşıcı bir hastalık olduğunu bilseydik dedik. Zaten herhangi bir yere gitmezdik.

Bu bilgi bize ulaşır ulaşmaz Sağlık Bakanlığıyla iletişime geçtim. Karantinaya girdim ve hala karantinadayım. Karantina süresini 42 gün 42 gün olarak belirlediler. Dolayısıyla 42 gün sonra yani karantinadan sonra herhangi bir virüs riskinin oluşması mümkün değil. Ve ilk aldığımız sonuçlardan sonra tekrar test yapabileceklerini söylediler. Günde iki defa arıyorlar. Eğer herhangi bir semptom gösterirsek bunu bildirmemizi istiyorlar.

Kas ağrısı, yüksek ateş, nefes darlığı, öksürük semptomları arasında ve halsizlik de buna dahil. Ben bir uzman değilim fakat bana bildirilen semptomları bu şekilde açıklayım.

Uzun bir gemi yolculuğuna katıldım. Gemide bir virüs salgını açığa çıktı. Fakat bu virüs salgını ben gemiden inip normal hayatıma döndükten sonra bilindi ve haber verildi. Ortalık karıştı. Neden düğüne katıldığımı soranlar oldu. Düğüne katıldığım tarihte kimse gemide bir virüs salgınından endişe etmiyordu. Dünyada hiçbir insan gemide antivirüs olduğunu bilmiyordu. Ben de dahildim buna. Bilinen bir riski ihlal etmedim. Ardından haber aldıktan sonra Sağlık Bakanlığı ile iletişime geçtim ve karantina sürecine girdim. Test yaptılar. Kan, idrar ve tükürük testlerimin hepsi negatif çıktı. Ve toplamda 42 gün boyunca karantinada olmuş olacağım.

Bütün aslında aile olarak biz karantinadayız. Aile olarak da okuldan aldık. Evet, oğlum ve kızımı da okul okuldan aldım. Onlar da “Baba, neden dışarı çıkmıyoruz? Niye eskisi gibi gezmiyoruz?” diye soruyorlar. Ben de onlara şey diyorum. Ben bir ay boyunca yurt dışındaydım. Sizi çok özledim. Evi de çok özledim.

Onlar o kadar büyük değil, hatırlayacak kadar bilmiyorlar. En büyük büyüğü 5 yaşından henüz ölüyor. Fakat ben gerçekten Sağlık Bakanlığımızın buradaki açıklamalarına güveniyorum. Umuyorum ki bunun Covid-19 gibi hayatınızı kökten değiştirecek bir düzene sokmamasını diliyorum ve uzmanların söylediklerine inanıyorum.