
Kanal D ekranlarının reyting zirvesini kimseye bırakmayan yapımı Uzak Şehir, AyNA Yapım tecrübesiyle şekillenen 66. bölümünde ekran başındakilere tam anlamıyla bir akıl oyunları şöleni sundu. İzlenme oranlarıyla ekran yarışında rakiplerini geride bırakarak gecenin en çok izlenen yapımı unvanını koruyan dizinin bu nefes kesen bölümü, muazzam bir kadronun oyunculuk resitaline sahne oldu. Ozan Akbaba, Sinem Ünsal, Gonca Cilasun, Müfit Kayacan, Sahra Şaş, Dilin Döğer, Atakan Özkaya, İlkay Kayku, Nazmi Kırık, Sinan Demirer, Zeynep Kankonde, Muttalip Müjdeci, Barış Yalçın, Burak Şafak, Mehmet Polat,Yaren Güldiken ve çocuk yetenek Kuzey Gezer’den oluşan kadro, seyirciyi adeta esir aldı.
İpler Kopuyor!
Geçtiğimiz haftadan devreden o ağır gerilim, Deniz’in babasının boş odasını görüp annesine haber vermesiyle filizlenmişti. Alya, bir zamanlar nikah masasına oturmak için gün saydığı adamın bu radikal değişimini sindirmeye çalışırken, Ecmel’in emniyet güçleriyle kapıya dayanması konaktaki tüm taşları yerinden oynattı. Muvafakatnamenin sahte olduğunu öne süren Ecmel’e karşılık, Alya’nın polislerin sorusuna verdiği net “Evet” yanıtı, Albora ailesinin temellerini sarstı. Akabinde Cihan’ın elleri kelepçeli halde emniyetten çıkarılışı ekran başındakileri buz kestirdi. Alya’ya yönelttiği “Aferin, sana yakışanı yap. Doğrudan şaşma” sözleri, Kaya’nın “Sırf oğlunu alacaksın diye bizi Ecmel’in önüne atmana değdi mi yenge?” isyanıyla birleşince, aile içindeki fay hatlarının onarılamaz biçimde kırıldığını gördük. Adliye koridorlarında ise Cihan’ı bekleyen asıl tehlike, kız kardeşi Şeyda’nın acısıyla yanan ve intikam yeminleri eden Aslan Baybars oldu.
Alya Konağa Dönüyor!
Alya’nın otel odasında Ecmel’den gelen yardım teklifini elinin tersiyle itmesi, şikayetini geri çekerek serbest kalan Cihan’ın hamlesiyle anlam buldu. İkilinin inatlaşması Erol’un araya girmesiyle geçici bir ateşkese dönüşse de asıl fırtına ‘Albora Konağı’nda koptu. Sadakat’in zehir zemberek “Sen buraya hangi yüzle döndün” çıkışı, Alya’nın içindeki uysal kadını tamamen sildi. “Bir oğlunuz toprağın altındayken diğer oğlunuzu gözü yaşlı beklemeyin istedim… Pişman mıyım, çok pişmanım. Bundan sonra dişe diş. Vicdansızlık mı? Öğrenirim! Bunu siz istediniz!” şeklindeki meydan okuması, artık savunmada değil taarruzda olan bir anne figürünü müjdeliyor. Eşzamanlı olarak hapishaneden çıkan Ateş’in Kartal ile kurduğu ağ, Hasan ve Ufuk’un heybesindeki sırlar, Kartal’ın Aslan ve Nadim üçgeninde filizlenen karanlık ortaklığı, Cihan’ı devirmek için kurulan büyük kumpasın ayak sesleriydi.
Sır Perdeleri Aralanıyor!
Kaya’nın telefon trafiğiyle alevlenen Zerrin cephesi, Adli Tıp Kurumu önündeki yüzleşmeyle bambaşka bir gizeme büründü. Zerrin’in Şimal için konağa geldiği anlarda İpek’in kıskançlık krizleri ortalığı gererken, Ateş’in Zerrin’e Demir’in akıbetini sorarken kurduğu “Eğer sen öldürdüysen eline sağlık” cümlesi, karakterler arasındaki gri alanları iyice koyulaştırdı. Cihan’ın Demir’in cesedinin bulunduğunu, Zerrin’in teşhise gittiğini ve orada Nadim ile Ateş’in de olduğunu açıklaması olayların seyrini değiştirdi. Diğer kolda, erzak dağıtımı esnasında fenalaşan Sadakat’in imdadına Kartal’ın yetişmesi senaryonun en ince işlenmiş tesadüflerinden biriydi. Hastane koridorlarında “Fikriye Gürdel” tabelasının izini süren Kartal’ın, Alya’nın annesi olduğunu Alya’nın da hastanede doktor, hastanenin sahibinin de Cihan olduğunu anladı. Olan biteni ise Alya’nın artık Albora’yı bırakıp “Alya Smith” adını kullandığını keşfederek çözdü.
Havalimanındaki Şok!
Ecmel ve Nare’den aldığı destekle Budapeşte’ye kaçış planını kusursuz şekilde devreye sokan Alya, Cihan’ı atlatıp havalimanına ulaşmayı başardı. Sadakat’in “O kadın gitmeli” restine rağmen Deniz’i Mardin’e kök salması için gizlice okula yazdıran Cihan, Alya’nın Ecmel ve Nare destekli kusursuz görünen Budapeşte kaçış planıyla sarsıldı. Ecel terleri döktüren kovalamacanın ardından havalimanına kadar ulaşan Alya’nın özgürlük hayalleri, Cihan’ın ensesinde bitmesiyle son buldu. “Sözünü tutmuşsun ama bedeli var” diyerek rest çeken Cihan’ın kendine güveni, güvenlik kontrolünde yaşanan akıl almaz olayla paramparça oldu. Küçük Cihan Deniz’in çantasından çıkan yasaklı madde, havalimanının soğuk ışıkları altında her iki ebeveyni de dehşete düşürdü. Polis nezaretinde havalimanı karakoluna alınan Alya ve Cihan Deniz’in yanında Cihan’ın da çaresizce yer alması, Albora ailesi için artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının en net, en sarsıcı fotoğrafıydı.

