
MİLLİYET.COM.TR / Türkiye’nin ev sahipliğinde 7-8 Temmuz’da başkent Ankara’da gerçekleştirilecekNATOZirvesi için geri sayım başladı. Üye 32 ülkenin katılım sağlayacağı NATODevlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nde Türkiye’nin İttifak’a verdiği önem ve sağladığı katkıların yanı sıra, güvenlik üretmedeki askeri ve diplomatik gücü ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın etkili lider diplomasisinin ön plana çıkacağı değerlendiriliyor.
‘HAYATİ KATKI’
Bununla birlikte Ankara,NATO’nun stratejik aklı ve operasyonel kapasitesine hayati katkı sunmaya devam ediyor. İttifakın en büyük ikinci ordusuna sahip Türkiye,NATOiçinde jeostratejik konumu, askeri kapasitesi, bölgesel nüfuzu, savunma sanayi alanındaki kabiliyetleri, etkin diplomasisi, lider kapasitesi ile harekat ve misyonlarına sağladığı katkılarla dikkati çekiyor.
‘SÜPER GÜCÜN EŞSİZ KONUMU’
Türkiye’nin ittifak içindeki artan gücü ve özellikle bu kritik zirvenin Ankara’da yapılacak olması ise şimdiden İsrail ve Yunanistan’da alarm zillerini çaldırdı.
Tel Aviv basınından Maariv’te yayımlanan İsrailli analist Yossi Shein imzalı haberde “Orta Doğu’daki savaşın gölgesinde Türkiye güçleniyor, Körfez ülkeleri ABD ile ilişkilerini gözden geçirirken Ankara süper güç olarak sahip olduğu eşsiz konumdan faydalanıyor” denildi.
‘GERÇEKLERDEN KAÇAMAYIZ’
NATO Zirvesi’ne dikkat çekilen haberde “Birkaç gün sonra Trump da dahil olmak üzere 32 NATO üyesini Türkler ağırlayacak. Bu zirveden Ankara’ya koşulsuz destek çıkacağı ortadayken Tel Aviv için zorlu bir bölgesel güç haline geleceği gerçeğinden kaçamayız” denildi.

‘YAKIN TAKİPTE OLACAĞIZ’
İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü soykırım saldırıları nedeniyle uluslararası arenada izole edildiğine dikkat çeken Shein “Bu durum bizi Ankara’nın karşısında güçsüz konuma düşürürken derinden tehdit ediyor. Zirvenin her anını yakın takipte olacağız” ifadelerini kullandı.
‘YUNANİSTAN ENDİŞE EDİYOR’
Öte yandan Yunan basınından SL Press ise “NATO Zirvesi’nde Yunanistan’ı en çok endişelendiren konular neler?” başlıklı çarpıcı bir analiz yayımladı. Tarkas Alexandros imzalı analizde “Atina, Ankara’ya giderken savunma planı çerçevesinde ittifak içinde Türkiye’ye daha önemli bir rol verilip verilmeyeceğinden endişe ediyor. Ege ve Doğu Akdeniz’de artan Türkiye etkisine karşın Başbakan Miçotakis’in ittifak içinde Atina’nın kırmızı çizgilerini ne denli aktaracağı merak konusu” denildi.
‘KİLİT KAVŞAK’
Bununla birlikte “İttifakın kilit bir üyesi olarakTürkiye ,AvrupaveOrtaDoğuarasında kilit kavşakta yer almaktadır veNATO’nunikinci büyük ordusuna sahip” değerlendirmesinde bulunuldu.
‘TÜRKİYE KRİTİK HEDEFLERİNE ULAŞACAK’
Türkiye’nin Avrupa için “güvenilir liman” olduğuna dikkat çekilen haberde “Hiçbir Avrupalı lider, Türkiye ile işlerin ters gitmesini istemez. Özellikle savunma sanayiinde dünya devleri arasına giren Ankara’nın bu zirveyle birlikte kritik hedeflerine ulaşması bekleniyor” iddiasında bulunuldu.

TÜRKİYE’NİN NATO ÜYELİĞİ
Türkiye 1952’deNATO’ya dahil olurken halihazırda yaklaşık 3 bin personelin yanı sıra muhtelif sayıda silah, araç ve platform ile destek veriyor.
25 Haziran 1950’de patlak veren Kore Savaşı’na, BM çağrısına uyarak 25 Temmuz 1950’de asker gönderme kararı alan Türkiye, ABD’den sonra Kore’ye kara kuvveti göndereceğini bildiren ilk ülke oldu.
Türkiye, resmi üyesi olduğu tarihten bu yanaNATO’ya verdiği katkıyı artırarak sürdürdü.
NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip olan Türkiye,NATO’nun görev ve misyonlarına (Afganistan, Kosova, Bosna Hersek, Libya, Irak) katkı verirken, diğer müttefiklerin aksine terörle mücadele etmesi ve Orta Doğu’daki istikrarsızlıklar nedeniyle Soğuk Savaş dönemi askeri kabiliyetlerini muhafaza ederek daha da geliştirdi.
Türkiye halihazırda devam eden, Kosova Gücü (KFOR), Deniz Muhafızı Harekatı, Ege Denizi’nde düzensiz göçle mücadele faaliyeti, Daimi Deniz Kuvveti, Müttefik Mukabele Kuvveti,NATOHazırlık İnisiyatifi,NATOGüvence Tedbirleri,NATO’nun Afrika Birliği’ne destek çalışmaları veNATO’nun entegre hava ve füze savunma sistemine yaklaşık 3 bin personel ve muhtelif sayıda silah, araç ve platformla destek veriyor.
İttifak’a sadece katılan değil güvenlik üreten, kriz yöneten ve çözüm geliştiren stratejik bir aktör olma özelliğini barındıran Türkiye,NATO’nun sadece güney kanadını koruyan bir “cephe ülkesi” değil, Avrupa coğrafyasının tamamında güvenlik sağlayabilen merkezi bir müttefik olarak ön plana çıkıyor.

