
Güneş çarpması ve aşırı sıcakların neden olabileceği halsizlik konusunda uyarılarda bulunan uzmanlar, güneş ışınlarının en etkili olduğu 10.00-16.00 saatleri arasında dışarıda bulunulmamasını tavsiye etti.
Diyarbakır Selahaddin Eyyübi Devlet Hastanesi Acil Tıp Uzm. Aziz Zilan, güneÅŸ çarpması özellikle temmuz ve aÄŸustos aylarında güneÅŸe çok fazla maruz kalınması sonucu ortaya çıkan, buna baÄŸlı olarak vücudun elektrolit metabolizmasının bozulduÄŸu, yani kalsiyum ve sodyum dengesinin deÄŸiÅŸtiÄŸi, terlemeyle aşırı sıvı ve elektrolit kaybının yerine konulamadığı durumlarda geliÅŸen, vücutta halsizlikten komaya kadar ilerleyebilecek ciddi, hayati bir tablo olduÄŸunu dile getirdi. Zilan, “GüneÅŸ halsizliÄŸi ise güneÅŸ çarpmasının bir alt durumu olup, daha çok tedavi edilebilen, bir-iki saatlik gözlemle düzelebilen ve güneÅŸ çarpması kadar ağır seyretmeyen bir durumdur. Ancak güneÅŸ halsizliÄŸinde de vücutta kaybolan metabolitler ve elektrolitler yerine konulmazsa, bu durum komaya kadar ilerleyebilecek ciddi bir tabloya dönüşebilir. GüneÅŸ çarpması yakın gözlem gerektiren bir durumken, güneÅŸ halsizliÄŸi daha çok evde kaybolan vücut elektrolitlerinin yerine konulmasıyla düzeltilebilecek bir durumdur. Özellikle 65 yaÅŸ üstü yaÅŸlı hastalarımız ile 5 yaÅŸ altı bebek ve çocuk grubu dediÄŸimiz hastalarımız, yaz aylarında saat 10.00 ile 16.00 arasında güneÅŸe maruz kalmalarıyla birlikte, az önce de belirttiÄŸim gibi vücudun çok fazla sıvı kaybetmesine baÄŸlı oluÅŸan risklere maruz kalan gruplardır. Aynı ÅŸekilde hamile bireyler, kronik hastalığı olanlar, özellikle tansiyon, ÅŸeker, böbrek yetmezliÄŸi bulunan, diyaliz hastaları ve yataÄŸa bağımlı hastalar da bu risk gruplarında en fazla sıkıntı gördüğümüz hasta gruplarıdır. Ortalama en az 2 buçuk-3 litre su içmeleri, kahvaltılarında yaÄŸlı gıdalar tüketmemeleri, daha çok sebze ağırlıklı ve hafif bir kahvaltı yapmaları, günü bu ÅŸekilde akÅŸama kadar geçirmeleri önemli bir faktördür” dedi.
Özellikle halk arasında bilinen yanlışları sıralayan Zilan sözlerine şöyle devam etti:
“Biz sadece güneÅŸ maruziyetinden bahsederken, sıcak çarpmasında güneÅŸ maruziyeti tek önemli faktör deÄŸildir. Gölgede hissedilen sıcaklık da vücutta terlemeye ve elektrolit kaybına neden olmaktadır. Bazı çalışma gruplarında, özellikle tarım işçileri ve yol işçileri güneÅŸe maruz kalırken, aralarda muhakkak kaybolan sıvıları yerine koyacak takviyeler yapmalıdır. Sıvı alırken kaybolan mineralleri de yerine koymak için soda ve meyve suyu gibi, içerdiÄŸi vitamin ve elektrolit desteÄŸi saÄŸlayan içecekleri tüketmeleri, sıcak çarpmasından en az ÅŸekilde etkilenmelerini saÄŸlayacaktır. Ayrıca halk arasında bilinen baÅŸka bir yanlış da vardır. Çayın harareti aldığına dair bir algı bulunmaktadır. Oysa yaz aylarında, özellikle tansiyon hastası deÄŸilse, tuzlu ayran harareti fazlasıyla alır. Sıcak çarpmasında, özellikle çocuk hastalarda çok yüksek ateÅŸ görüldüğü için anne babalar hemen ateÅŸ düşürücü kullanmaya yöneliyor. Zaten vücutta mevcut bir su kaybı olduÄŸu için, ilaç takviyesiyle karaciÄŸer ve böbreklere yük bindirilerek, su kaybının organlarda oluÅŸturduÄŸu yükün üzerine ilave bir yük daha bindirilmiÅŸ oluyor. Araç içerisinde klima açıldığında, araç hareket halinde olmadığı için bir süre sonra klima soÄŸutma etkisini yitirmektedir. Bu nedenle araç içinde bırakılan hayvanlar ve küçük çocuklar, hissedilen sıcaklık nedeniyle çok daha fazla sıvı kaybına uÄŸrayabilmekte ve buna baÄŸlı olarak ölüme varana kadar maalesef kötü sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. Açıkta satılan gıdaların tüketiminden de kaçınılmalıdır. Açık renkli, bol ve sıkmayan kıyafetler giyilmeli; yoÄŸun fiziksel aktiviteler öğle saatlerinde deÄŸil, daha çok sabah saatlerinde veya akÅŸam gün batımına yakın saatlerde yapılmalıdır. Kapalı alanlar da çok iyi havalandırılmalı, sık sık duÅŸ alınmalıdır. Hastalar dışarı çıktıkları vakit muhakkak en az 30 faktörlü güneÅŸ koruyucu kremlerini sürmelidir.”


