Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Geçmeyen Kabızlığın Nedeni Pelvik Taban Olabilir

Çoğu insan kabızlık sorununu yıllar boyunca kendi kendine yönetmeye çalışır.
Geçmeyen Kabızlığın Nedeni Pelvik Taban Olabilir

Çoğu insan kabızlık sorununu yıllar boyunca kendi kendine yönetmeye çalışır. Eczane raflarındaki laksatifler, bitkisel çaylar, artan lif tüketimi ve farklı yöntemler denenmesine rağmen bazı hastalarda şikâyetler devam edebilir. Bu nedenle uzun süren ve tedavilere rağmen düzelmeyen kabızlık şikâyetlerinde, gerçek nedenin sanılandan farklı bir yerde olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Pelvik taban kabızlıkla ilişkili olabilir

Pek çok kişinin adını bile duymadığı pelvik taban, leğen kemiğinin tabanını bir hamak gibi saran; mesane, rahim ve bağırsaklar gibi pelvik organları yerinde tutan kas ve bağ dokusu ağıdır. Bu yapı, dışkılama ve idrar yapma fonksiyonlarının kontrolünde de önemli görev üstlenir.

Haberlerimizi Google’da takip edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin

Normal bir dışkılama sürecinde bağırsaklar hareket ederek dışkıyı itmeye çalışırken, pelvik taban kaslarının ve makat çevresindeki kasların gevşemesi gerekir. Bu gevşeme, dışkının dışarı atılmasına izin verir. Ancak pelvik taban fonksiyon bozukluklarında bu kaslar gevşemek yerine kasılmaya devam edebilir ya da koordineli şekilde çalışamayabilir. Pelvik tabandaki bazı anatomik bozukluklar da dışkının çıkmasını zorlaştırabilir.

Belirtiler her hastada aynı olmayabilir

Pelvik taban fonksiyon bozuklukları her hastada aynı şekilde belirti vermeyebilir. Ancak dışkılama sırasında şiddetli ıkınma, tuvalette uzun süre kalma, dışkılama sonrasında tam boşaltamama hissi ve ileri durumlarda dışkılamanın gerçekleşebilmesi için elle ya da parmak yardımıyla destek ihtiyacı, dikkat edilmesi gereken bulgular arasında yer alır.

Bu belirtiler tek başına kesin bir tanı anlamına gelmez. Ancak uzun süre devam etmesi halinde pelvik taban fonksiyonlarının değerlendirilmesi önem taşır. Özellikle yaşam kalitesini etkileyen ve standart tedavilere rağmen düzelmeyen kabızlık şikâyetlerinde yalnızca bağırsak hareketlerine odaklanmak yeterli olmayabilir.

Tanıda hastaya özel değerlendirme gerekir

Kabızlık şikâyeti bulunan her hastada aynı neden söz konusu olmayabilir. Bu nedenle hastanın öyküsü, fizik muayenesi ve gerekli görülen ileri incelemeler birlikte değerlendirilir.

Günümüzde anorektal manometri, balon atım testi ve defekografi gibi yöntemler, pelvik taban fonksiyonlarının ayrıntılı şekilde değerlendirilmesine olanak tanır. Bu incelemeler, dışkılama sırasında kasların nasıl tepki verdiğini ve anatominin soruna katkısı olup olmadığını ortaya koyabilir.

Her kabızlık aynı şekilde değerlendirilmemeli

Kabızlık çoğu zaman basit bir sindirim problemi olarak görülse de uzun süredir devam eden, yaşam kalitesini etkileyen ve standart tedavilere rağmen düzelmeyen kabızlık şikâyetlerinde yalnızca bağırsak hareketlerine odaklanmak ve sadece ilaç kullanmak yeterli olmayabilir.

Pelvik taban hastalıklarına bağlı kabızlık durumlarında yaşam tarzı ve beslenme düzenlemelerinin yanı sıra, koordinasyon bozukluklarında pelvik taban egzersizleri ve biyofeedback ile pelvik taban kaslarını eğitmek mümkün olabilir. Anatomik bir bozukluğun eşlik ettiği durumlarda ise cerrahi müdahale seçenekleri gündeme gelebilir.

Kronik kabızlık yaşam kalitesini etkileyebilir

Kabızlık yalnızca tuvaletle ilgili bir durum değildir. Kişinin sosyal yaşamını, iş performansını ve ruh halini etkileyen önemli bir sorundur. Bu nedenle kullanılan yöntemlerin sonuç vermediği kronik kabızlık durumlarında sorunun kaynağının doğru şekilde belirlenmesi ve uygun tedavi yapılması yaşam kalitesini gerçek anlamda iyileştirebilir.

Uzun süren, günlük yaşamı etkileyen ve uygulanan yöntemlere rağmen devam eden kabızlık şikâyetlerinde pelvik taban fonksiyonlarının da değerlendirilmesi, doğru tanı ve tedavi süreci açısından önem taşır.