Cumhuriyet henüz 9 yaşındayken dünyaya geldi. 94 yıllık ömründe Türkiye’nin pek çok dönemine tanıklık etti. Akademisyen oldu, senatörlük yaptı, resimleri için sergiler açtı, kitaplar yazdı… Prof. Dr. Ziya Gökalp Mülayim, Cumhuriyet’in 103’üncü yılında hafızasındaki anıları CNN TÜRK’e anlattı.
-Cumhuriyetin ilk döneminden bugüne kadar olan süreçte sizce en büyük değişim nedir?
”Bizim zamanımızdakiler umutla bakıyordu, o biraz kayboldu. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra dünyada insanlar daha kişiselleşti, daha toplumcu yetişti. Bizden öncekiler yalnız Cumhuriyet için kelle koltukta savaşmıştı.
“Atatürk öldü” dediler, ben ağlamaya başladım: “Babamız öldü, ne yapacağız şimdi? Memleketi kim idare edecek?” Bir süre ağladıktan sonra birden durdum. “Ya, niye ağlıyorum? Biz yok muyuz?” dedim. “Atatürk bize emanet etmedi mi? Biz bunu götürürüz, Atatürk’ün izinden gideriz, yaptıklarını yaparız.”
6 yaşından 94 yaşına, 88 sene o yolda devam ettim. Hiç şaşmadan, o andaki tartışmanın kendi kendime doğru olduğunu halen biliyorum, devam ediyorum.”
-Çocukluğunuzda ve gençliğinizde Cumhuriyet bayramları nasıl kutlanırdı?
”Cumhuriyet Bayramı her zaman en büyük bayramdır, bayramların bayramıdır. Çocuklar olarak pul yapıştırır, para toplardık. Babam kont gibi giyinirdi; pırıl pırıl elbiseleri, kravatı, ceketi, bembeyaz yakasıyla öyle giyinir, sabah çıkardı. Milli bayramın sevincini ve güzelliğini içimizde hissederdik.”

-Atatürk öldüğünde 6 yaşındaydınız, İsmet İnönü dönemine şahitlik ettiniz. O dönemden hatırladığınız özel bir anınız var mı?
”İlkokul dönemim İkinci Dünya Savaşı’nda geçti. Bazen pencerelerin ışıklarını kapatırdık, dışarıdan görünmesin, bombalanma olmasın diye. Dünya İnönü’yü harbe girmesi için sıkıştırıyordu. Biz savaşa girmedik, vatandaşa ancak karneyle ekmek veriliyordu ama savaş olduğu için kimse şikayet etmezdi. Savaş sonrası bir çocuk bacağını sarıp, “Sen bizi İkinci Dünya Savaşı’nda ekmeksiz, şekersiz bıraktın, kötü adamsın” deyince İsmet Paşa: “Oğlum, ben seni şekersiz, ekmeksiz bıraktım ama babasız bırakmadım” demişti. İsmet Paşa’nın savaşa girmemesi dünya çapında ve memleketimiz için gurur vericidir.”
-Gelecek nesillere, gençlere neler tavsiye edersiniz?
”Dünyanın en güzel toprağına sahibiz. Dünyanın en büyük liderine, Atatürk’e sahibiz. Dünyanın en güzel bayraklarından birine sahibiz, daha ne istiyoruz? Bunlara sahip çıkmamız lazım. Bu ülke bizim, sahip olacağız, yaşatacağız. Heyecanımızı kaybetmeyeceğiz, böylece devam edeceğiz.”

