Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Anal Fissür Problemi Neden Bu Kadar Korkutucu Algılanıyor?

Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Gülçin Türkmen Sarıyıldız, makat çatlağı olarak

Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Gülçin Türkmen Sarıyıldız, makat çatlağı olarak da bilinen anal fissürde görülen ağrı, kasılma ve günlük yaşamı etkileyen şikayetler hakkında merak edilenleri anlattı; uzun süren belirtilerin ertelenmemesi gerektiğini belirtti.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin

Anal fissür, halk arasında makat çatlağı olarak bilinen ve makat kanalında oluşan küçük bir yırtıkla ortaya çıkan proktolojik hastalıklardan biridir. Küçük bir çatlak gibi görünmesine rağmen oluşturduğu ağrı bazı hastalarda oldukça belirgin olabilir. Özellikle dışkılama sırasında başlayan ve sonrasında uzun süre devam eden ağrı, kişinin tuvalete gitmekten kaçınmasına kadar ilerleyebilir.

Bu noktada hastaların önemli bir kısmı, yaşadığı ağrıya rağmen “ameliyat gerekir mi?” düşüncesinden çekinebilir. Ancak anal fissürde her hasta ameliyat olmaz; tedavi, fissürün ne kadar süredir devam ettiğine ve muayene bulgularına göre planlanır.

Anal fissür neden ağrıya neden olur?

Anal fissürde oluşan yırtığa, makat iç kasında gelişen istemsiz kasılma eşlik edebilir. Kasın sürekli kasılı kalması bölgedeki basıncı artırırken, çatlağın iyileşmesini de zorlaştırabilir.

Bu nedenle bazı hastalarda bir döngü oluşur: dışkılama sırasında ağrı başlar, ağrı nedeniyle kaslar daha fazla kasılır, kişi tuvaleti ertelemeye başlar ve kabızlık gelişebilir. Sert dışkı ise çatlağın yeniden tahriş olmasına neden olabilir.

Her anal fissür ameliyat gerektirir mi?

Hayır. Özellikle yeni başlayan anal fissürlerde öncelikle kabızlığın önlenmesi ve dışkının yumuşatılması amaçlanır. Liften zengin beslenme, yeterli sıvı tüketimi ve düzenli bağırsak alışkanlığı bu dönemde önem taşır.

Bazı hastalarda makat iç kasındaki spazmı azaltmaya yönelik kremler veya ilaç tedavileri kullanılabilir. Uygun hastalarda botulinum toksin uygulaması da değerlendirilebilir.

Ancak fissür uzun süredir devam ediyorsa, tekrarlıyorsa veya uygulanan tedavilere rağmen şikâyetler sürüyorsa cerrahi seçenekler gündeme gelebilir.

Ameliyat korkusu tedaviyi geciktirebilir!

Anal bölgeye yönelik bir operasyon fikri pek çok hastada kaygı yaratabilir. Ağrı, iyileşme süreci veya dışkı kontrolüyle ilgili endişeler nedeniyle muayene ya da tedavi ertelenebilir.

Oysa ameliyat kararı her hastaya rutin olarak verilmez. Cerrahi gerektiğinde kişinin fissürünün yapısı, makat kaslarının durumu, yaş ve eşlik eden hastalıklar birlikte değerlendirilir.

Bu nedenle ameliyatın riskleri ve beklenen süreç hakkında hekime soru sormak, kulaktan dolma hasta deneyimleriyle karar vermekten daha doğru olur.

Kronik anal fissürde cerrahi olarak lateral internal sfinkterotomi adı verilen yöntem bazı hastalarda değerlendirilebilir. Bu işlemde makat iç kasının belirli bir bölümündeki aşırı kasılmanın azaltılması amaçlanır. Böylece çatlağın iyileşebileceği bir ortam oluşturulması hedeflenir.

Cerrahi her hasta için uygun olmayabilir ve dışkı kontrolüyle ilişkili olası riskler nedeniyle hasta seçimi önemlidir. Bazı kişilerde botulinum toksin veya diğer medikal yöntemler cerrahiden önce değerlendirilebilir.

Anal fissürde hangi yöntemin uygun olacağına; hastalığın süresi, ağrının düzeyi, daha önce uygulanan tedaviler ve muayene bulguları birlikte değerlendirilerek karar verilmesi daha sağlıklı bir yaklaşımdır. Uzun süredir devam eden ağrının “nasıl olsa geçer” düşüncesiyle ertelenmemesi, hem tanı hem de tedavi planı açısından önem taşır.