
Ala, NSosyal hesabından Suriye’de açıklanan AteÅŸkes ve Tam Entegrasyon AnlaÅŸması’na iliÅŸkin açıklamada bulundu.
“18 Ocak 2026 tarihinde Suriye CumhurbaÅŸkanı Ahmed Åžara tarafından ilan edilen AteÅŸkes ve Tam Entegrasyon AnlaÅŸması, Suriye’nin egemenliÄŸi, toprak bütünlüğü ve siyasal birliÄŸi temelinde ülkede kalıcı istikrar ve güvenliÄŸin tesisine yönelik çabalar açısından kritik bir dönüm noktasını temsil etmektedir.” ifadelerini kullanan Ala, uzun yıllardır süregelen çatışma ortamının ardından bu anlaÅŸmanın hayata geçirilmesi, Suriye iç dinamikleri bakımından ve terörsüz bölge baÄŸlamında istikrarın yeniden hayata geçirilmesi açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı.
“AnlaÅŸmanın, Suriye halkının meÅŸru beklentilerine cevap verecek ÅŸekilde uygulanması, baÅŸta Suriye’nin komÅŸuları olmak üzere Orta DoÄŸu coÄŸrafyasının tamamında güvenlik, huzur ve öngörülebilirliÄŸin güçlenmesine katkı saÄŸlayacaktır. Bu çerçevede ateÅŸkesin korunması ve silahlı unsurların tam entegrasyonu, sürecin baÅŸarısı için vazgeçilmez unsurlar olarak öne çıkmaktadır.” deÄŸerlendirmesini yapan Efkan Ala, sürecin, 8 Aralık 2024 tarihinde baÅŸladığını, Suriye için yeni bir siyasal ve toplumsal inÅŸa imkanı sunduÄŸunu, bugün itibarıyla belirleyici bir aÅŸamaya ulaÅŸtığını ve sahadaki fiili gerçekliklerin dikkate alındığı bu yeni dönemde, Suriye’nin geleceÄŸinin çatışma, ayrışma ve terör zemininde deÄŸil birlikte yaÅŸama iradesi, bütünleÅŸme ve kapsayıcı entegrasyon anlayışı temelinde ÅŸekillenmesi gerektiÄŸi gerçeÄŸinin tüm aktörler tarafından idrak edilmesinin hayati önem taşıdığını belirtti.
Türkiye’nin Suriye’de halkın rızasına dayalı, kapsayıcı ve bütünleÅŸtirici bir yönetiÅŸim anlayışıyla yürütülen çabaları ve ülkenin yeniden inÅŸasına yönelik adımları güçlü biçimde desteklediÄŸini ifade eden Ala, ÅŸunları kaydetti:
“CumhurbaÅŸkanımız Sayın Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın da vurguladığı üzere, Suriye topraklarının terörden tamamen arındırılması yalnızca Suriye’nin ulusal güvenliÄŸi açısından deÄŸil, bölgenin tamamında kalıcı istikrarın saÄŸlanması bakımından da zorunlu bir koÅŸuldur. Suriye konusunda başından beri öngörülerinde haklı çıkan Sayın CumhurbaÅŸkanımız, Türkiye’nin kriz yönetimi kapasitesiyle hem bölgesel hem de küresel ölçekte sorumluluk üstlenen bir liderlik perspektifi ortaya koymuÅŸtur.
Bu yönüyle Türkiye, terör koridorlarına izin vermeden sahadaki gerçekliklerle çözüm arayışlarını eÅŸ zamanlı yürütebilen dünyada eÅŸine az rastlanır bir süreci baÅŸarıyla yürütmüştür. Sonuç itibarıyla AteÅŸkes ve Tam Entegrasyon AnlaÅŸması’nın baÅŸarıyla uygulanması, Suriye’nin egemen, istikrarlı ve müreffeh bir devlet olarak yeniden inÅŸasının önünü açabileceÄŸi gibi, Türkiye’nin öncülük ettiÄŸi bölgesel barış ve güvenlik vizyonunun da somut bir tezahürü olacaktır. Bu süreç, Suriye’nin yanı sıra bölgenin tamamının geleceÄŸini etkileyecek tarihsel bir fırsat penceresi sunmaktadır. Türkiye bugüne kadar olduÄŸu gibi bundan sonra da Suriye’nin istikrar, güven ve kalkınmasında destek olmaya devam edecektir.”

