Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ağrı Dağı’nda Nuh’un Gemisi heyecanı: Yer altı radar çalışmasında ortaya çıktı

Durupınar Oluşumu’nda Nuh’un Gemisi’ni bulmak amacıyla yürütülen yer altı radar

Durupınar Oluşumu’nda Nuh’un Gemisi’ni bulmak amacıyla yürütülen yer altı radar taramalarında, oluşumun 4-5 metre altında geometrik hatlar, odalar ve koridorlardan oluştuğu öne sürülen insan yapımı bir yapı tespit edildiği açıklandı.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin

RADAR TARAMASINDA İNSAN YAPIMI YAPI İDDİASI

Ağrı Dağı’nın 30 kilometre güneyinde bulunan gemi şeklindeki Durupınar Oluşumu‘nun Nuh’un Gemisi’nin kalıntısı olup olmadığına ilişkin geçen aydan bu yana bilimsel ve teknolojik araştırmalar yürütülüyor. Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nin ev sahipliğinde ve ABD merkezli “Noah’s Ark Scans” grubunun organizasyonuyla gerçekleştirilen çalışmalarda, ABD’li Dr. Khosrow Bakhtar’ın geliştirdiği “BakhtarRadar” teknolojisi kullanıldı.

Ağrı Dağında Nuhun Gemisi heyecanı: Yer altı radar çalışmasında ortaya çıktı

Bu kapsamda Durupınar Oluşumu’nun 4-5 metre altında radar taraması yapıldı. ABD’li grup, taramalarla ilgili ön raporunu çarşamba günü açıkladı. Raporda, 156 metrelik tekne şeklindeki Durupınar Oluşumu’nun altında insan yapımı devasa bir yapı bulunduğu öne sürüldü.

Ağrı Dağında Nuhun Gemisi heyecanı: Yer altı radar çalışmasında ortaya çıktı

ODALAR VE KORİDORLAR

Daily Mail gazetesine göre raporda, söz konusu yapının doğal bir kaya olmadığı, geometrik hatlar, odalar, geçitler ve koridorlar içeren karmaşık bir mimari düzene sahip olduğu iddia edildi. Raporda, elde edilen güçlü radar sinyallerinin ve simetrik iç desenlerin sıradan bir çamur akıntısı veya katı jeolojik kütleyle açıklanamayacağı belirtilerek, tespit edilen nesnenin insan eliyle inşa edilmiş büyük bir yapı içerdiği öne sürüldü. Bunun da Nuh’un Gemisi’nin varlığına dair çok önemli bir kanıt olduğu ifade edildi.

Ağrı Dağında Nuhun Gemisi heyecanı: Yer altı radar çalışmasında ortaya çıktı

Dr. Bakhtar da gazeteye yaptığı açıklamada, “40 yıldır yer altı radar taraması yapıyorum, daha önce böyle bir şey görmedim; bir gemi olabilir. Radar verilerine göre, oluşumun içinde organize ve yapısal bir mimari söz konusu. Katı, jeolojik bir kütle bu kadar güçlü sinyal vermez.” dedi.

Ağrı Dağında Nuhun Gemisi heyecanı: Yer altı radar çalışmasında ortaya çıktı

NE YAŞANDI?

Kutsal kitaplara göre, 4 bin 500 yıl önce insanlığın yozlaşması üzerine gerçekleşen büyük sel felaketinde, Nuh’un Gemisi’nde bulunanlar hariç tüm canlılar yok oldu.

Gemideki Hz. Nuh ile beraberindeki insanlar ve hayvanlar ise hayatta kalarak tufan sonrası yaşamın devamını sağladı.

İncil ve Tevrat’a göre gemi Ağrı Dağı bölgesine, Kur’an-ı Kerim’e göre ise Cudi Dağı’na oturdu.

Ağrı Dağında Nuhun Gemisi heyecanı: Yer altı radar çalışmasında ortaya çıktı

Bilime göre ise Nuh Tufanı, M.Ö. 3000’lerde Mezopotamya’daki Dicle ve Fırat nehirlerinin taşması sonucu yaşanan devasa boyuttaki yıkıcı sel felaketlerinin insanlığın ortak hafızasındaki yansımasıdır.

Ağrı Dağında Nuhun Gemisi heyecanı: Yer altı radar çalışmasında ortaya çıktı

ANTİK HAYVAN DNA’SI ARANACAK

Durupınar Oluşumu’nun altındaki sert tabakalardan alınan numunelerin detaylı testler için laboratuvarlara gönderildiği bildirildi. Organik madde bakımından zengin bu örneklerde çürümüş ahşap kalıntılarının varlığı araştırılacak. Radar taramalarının Kasım 2026’ya kadar tamamlanması hedefleniyor.

Ağrı Dağında Nuhun Gemisi heyecanı: Yer altı radar çalışmasında ortaya çıktı

Proje yöneticileri, bu yapının kutsal metinlerde ve tarihsel anlatılarda geçen Nuh’un Gemisi olduğunu kanıtlayabilmek adına en kritik aşamanın, iç boşluklarda yapılması planlanan antik hayvan DNA’sı analizleri olacağını vurguladı.

Ağrı Dağında Nuhun Gemisi heyecanı: Yer altı radar çalışmasında ortaya çıktı

4 bin 500 yıl öncesine dayanan bu büyük felaketten kalan kemik ve diş gibi organik materyallerden elde edilecek genetik verilerin, yapının gerçek kimliğini doğrulaması bekleniyor.