
Ukrayna’daki savaşla birlikte savunmaya ayırdığı bütçeyi hızla artıran ve Avrupa Birliği (AB) içinde en büyük orduya sahip üye ülke olmayı hedefleyen Polonya, kendi kendine yeterlillik ve savunma sanayisinde yerlilik oranının yükseltilmesi açısından Türkiye’yi model almak istiyor.
Polonya 2014’te 100 bin olan asker sayısını iki kattan fazla artırarak 220 bine kadar yükseltti. Polonyalı yetkililer AB içinde en büyük orduya sahip olmak istediklerini açıklarken, ülkenin muvazzaf asker sayısının 300 bine ve yedek asker sayısının 200 bine çıkarılması hedefleniyor.
Polonya halihazırda NATO içinde ABD ve Türkiye’nin ardından en büyük üçüncü ordu konumuna yükseldi. Polonyalı yetkililer, Rusya kaynaklı endişeler nedeniyle asker sayısını artırmak yanında yerli ve milli bir savunma sanayisi oluşturmayı da hedefliyor.
‘TÜRKİYE DEVASA BİR SIÇRAMA GERÇEKLEŞTİRDİ’
Polonya Başbakan Yardımcısı ve Milli Savunma Bakanı Wladyslaw Kosiniak-Kamysz, Polonya’nın Kielce kentinde 8-11 Eylül’de düzenlenen 34. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı MSPO’nun açılışında yaptığı konuşmada, ülkesinin savunma sanayisinin gelişiminde Türkiye’yi örnek aldıklarını bildirdi.
Kosiniak-Kamysz, Türkiye’ye benzer bir modeli Polonya’da da uygulamak istediklerini belirterek, “Türkiye devasa bir sıçrama gerçekleştirdi. 20 yıl içerisinde büyük bir dönüşüm yaşadı. Geçmişte kendi ihtiyaçları için gereken teçhizatın yalnızca yüzde 20’sini üretiyor, yüzde 80’ini ise yurt dışından satın alıyordu. Bugün ise bu oranları tamamen tersine döndürmüş durumda” ifadelerini kullandı.
AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Polonyalı savunma ve jeopolitik analisti Dr. Natalia Adrianna Potera, Türkiye ile Polonya’nın savunma alanındaki işbirliğinin teknoloji ve potansiyel ortak üretim alanlarına yöneldiğini, iki ülke arasında ortak girişim ve ortak üretimler için alan bulunduğunu söyledi.
Türkiye-Polonya savunma işbirliğinin artık sadece Polonya’nın Türk ürünleri satın almasıyla sınırlı olmadığını, daha çok teknoloji ve potansiyel ortak üretime yöneldiğini belirten Potera, “Bu durum özellikle Kielce’deki son MSPO fuarında açıkça görüldü. Polonya Milli Savunma Bakanı (Wladyslaw Kosiniak-Kamysz) Türkiye’yi Polonya’nın savunma sanayisindeki dönüşümüne açıkça örnek olarak gösterdi ve bunun müttefiklerimiz için de çok büyük bir mesaj olduğunu düşünüyorum” dedi.
‘İKİ ÜLKE ARASINDA ORTAK ÜRETİMLER İÇİN ALAN VAR’
Potera, Türkiye’nin savunma sanayisi alanında yaptığı dönüşümün bir benzerini Polonya’nın da gerçekleştirmekte olduğuna değinerek, iki ülke arasında ortak girişim ve ortak üretimler için alan bulunduğunu ifade etti.
Ortak üretim konusunda iki ülke arasında halihazırda sözleşmeler yapıldığına dikkati çeken Potera, buna Polonya’da 8-11 Eylül’de düzenlenen MSPO fuarında ASELSAN ile AMZ-Kutno arasında ilave ARSUS Keşif ve Gözetleme Sistemleri için sözleşme imzalanmasını örnek olarak gösterdi.
Polonya ile Türkiye arasındaki savunma işbirliğinin üç aşamadan geçtiğini dile getiren Potera, ilk aşamada Polonya’nın Ukrayna’daki savaşın hemen öncesinde Bayraktar TB2 sistemini aldığını, ikinci aşamada Türk sistemleri, alt sistemleri ve elektronik sistemlerini satın almaya başladığını ve üçüncü aşamada ise iki ülkenin endüstriyel entegrasyon ve ortak geliştirmeye doğru ilerlediğini vurguladı.
‘TÜRKİYE İHA ALANINDA TANINIYOR’
Potera, Polonya’nın Türkiye ile radarlar, hava savunması, elektronik harp ve insansız hava araçlarına (İHA) karşı sistemler alanlarında işbirliği yapabileceğini kaydetti.
Türkiye’nin insansız hava araçları alanında tanındığını belirten Potera, Polonya’nın da yalnızca Avrupa pazarına açılan bir kapı olmadığını, dönüşüm geçiren ve üretim yapan bir ülke olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki arasında Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu kapsamında New York’ta yapılan görüşmeye de değinen Potera, şöyle konuştu:
“Savunma alanıyla sınırlı olmayan mevcut ilişkilerimizi özetlemem gerekirse, (Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a) kılıç hediye edilmesi çok sembolikti. Çünkü herkes böyle bir kılıç alamaz ve size bir kılıç vermem, sizi dostum olarak gördüğüm ve o kılıçla beni sırtımdan bıçaklamayacağınıza güvendiğim anlamına gelir. Dolayısıyla iyi bir yönde ilerlediğimizi düşünüyorum.”
‘TÜRKİYE’Yİ ORTAK OLARAK GÖRÜYORUZ’
Potera, Polonya’da iktidardaki değişikliklere rağmen Türkiye’ye yönelik tutumun değişmediğini ve Türkiye’yi ortak olarak gördüklerini söyledi.
Türkiye’nin ihtiyaç duyulması halinde Polonya’ya yardım etmesini umduklarını kaydeden Potera, kendilerinin de müttefiklerine yardım etmeye hazır olduklarını vurguladı.
Türk askerinin Polonya ve Baltık bölgesinin güvenliğinin sağlanmasına katkıda bulunduğunun çok fazla bilinmediğinin altını çizen Potera, bunun daha sık vurgulanmasının iki taraf için de faydalı olacağını dile getirdi.
Potera, Polonya’nın yanı başında savaş yaşandığı için jeopolitik olarak zor bir dönemden geçtiğini vurgulayarak, “Bu bizim zamanımız. Herkesin Türkiye’ye, herkesin Polonya’ya baktığı bir dönemdeyiz. Biz, NATO’nun sınır ülkeleri olduğumuz için, bence en önemli iki ülkeyiz ve bunu sonuna kadar değerlendirmeli, ortaklığımızı güçlendirmeliyiz çünkü bu bizim için bir fırsat ve bu fırsatı kaçırmak istemiyoruz” diye konuştu.

