ABD-Çin ilişkilerinde Tayvan, Malakka Boğazı ve ticaret politikaları üzerinden yürüyen stratejik rekabetin yeni bir pazarlık sürecine dönüşebileceği değerlendiriliyor. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Necmettin Mutlu, özellikle Tayvan meselesinin bir “pazarlık kartı” olarak kullanılabileceğini ve ABD’nin bu dosyayı diplomatik müzakerelerde masaya getirebileceğini söyledi.

“BU BİR PAZARLIK KARTI”
Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Necmettin Mutlu, Tayvan meselesinin ABD-Çin ilişkilerinde bir pazarlık unsuru olarak öne çıkacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Tayvan bir pazarlık kartı. Bu kart patlar mı bu pazarlıklarda ortaya çıkacak. Yani deal maker, müzakere yapıcı, pazarlıkçı Donald Trump bunu muhtemelen masaya getirecektir. Çünkü gitmeden önce bir silah satışını onayladılar. Nitekim Amerikalılarla artık bu bir kurumsal politika. Biden döneminde de bu silah satışı onaylanmıştı. Tayvan politikası, Trump’la beraber devam eden nadir süreklilik politikalarından.”

ÇİN’İN TAYVAN VE BÖLGE STRATEJİSİ
Mutlu, Çin’in Tayvan çevresindeki faaliyetlerine dikkat çekerek yapay ada inşası ve askeri-siyasi stratejilere vurgu yaptı:
“Çin burada yapay ada inşa ediyor. Tayvan’ın hemen kuzeyinde resifler inşa ediyor ve bu çok önemli başlıklardan bir tanesi.”
MALAKKA BOĞAZI VURGUSU: EN KRİTİK ENERJİ HATTI
Tayvan’dan önce Malakka Boğazı’nın da stratejik önem taşıdığını belirten Mutlu, bölgenin küresel enerji taşımacılığındaki rolüne dikkat çekti:
“Tayvan meselesinden daha önemli olarak bir Malakka Boğazı meselesi var. Endonezya, Malezya, Filipinler üçgeninde bulunan, Hürmüz’den de fazla 23 milyon varil petrol nakliye kapasitesine sahip Malakka Boğazı çok önemli başlıklardan bir tanesi. Fakat Tayvan odağında Amerikalılar bunu bir pazarlık kozu olarak kullanacaktır.”

ÇİN’İN YENİ AÇILIM STRATEJİSİ
Çin’in Tayvan’a yönelik ekonomik yaklaşımına da değinen Mutlu, Pekin’in daha yumuşak bir ekonomik strateji izlediğini söyledi:
“Çin orada yeni bir açılım yaptı. Tayvan ekonomisinin Çin’e taşınmasına yönelik yeni bir açılım yaptı. Çin burada Amerikalılara karşı agresif davranmayarak, özellikle ticaret kozunu çekerek en başından beri aslında doğru adımları attı. Çünkü yüzde 140’la başlayan tarifeler yüzde 20’lere kadar düştü.”

