Sağlık-Sen tarafından düzenlenen Hemşireler Buluşuyor Programı’nda konuşan Genel Başkan Mahmut Faruk Doğan, hemşirelik mesleğinin sağlık sistemi içindeki önemine dikkat çekti. Doğan, “Emeğin görünür olması, mesleğin gücünü de artıracaktır. Biz hemşiremizi de, ebemizi de, hekimimizi de sağlık hizmetinin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Ancak fedakârlığın, riskin ve sorumluluğun da karşılığını bulması gerektiğine inanıyoruz. Çalışma ortamları güçlendikçe hizmet kalitesi de güçlenmektedir” dedi.
Sağlık-Sen, 12-18 Mayıs Hemşireler Haftası ve Günü kapsamında ‘Hemşireler Konuşuyor’ programı gerçekleştirdi. Hemşirelerin sahadaki deneyimlerini aktardığı, meslekte karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerilerinin ele alındığı programda, tiyatro gösterimi, söyleşi, yarışmalar ve çeşitli sosyal aktiviteler yapıldı.

Programa, Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, TBMM Sağlık Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyon Başkanvekili ve AK Parti Bayburt Milletvekili Prof. Dr. Orhan Ateş, Genel Sekreter Durali Baki, Genel Başkan Yardımcıları Sinan Kuluöztürk, Yasin Barutcu, İdris Baykan, Mustafa Irgatoğlu ve Abdullah Duman ile Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Gülay Yazıcı, teşkilat mensupları ve hemşireler katıldı.
“Hemşirelik Yalnızca Meslek Değil, İnsanın En Zor Anında Durabilme İradesidir”

Programda konuşan Genel Başkan Mahmut Faruk Doğan hemşirelik mesleğinin sağlık sistemi içindeki önemine dikkat çekti. Hemşireliğin yalnızca meslek olmadığını, insanın en zor anında durabilme iradesi olduğunu söyleyen Doğan, “Hemşire; sadece ilaç yapan kişi değildir. Bazen bir psikolog gibi moral verir. Bazen bir anne şefkatiyle yaklaşır. Bazen bir evlat gibi el tutar. Bazen de refakatçi olur, hastasını yalnız bırakmaz. Hekim tedaviyi planlar; ama o tedavinin her anını takip eden hemşiredir” diye konuştu.
Bir hastanenin yükünü en çok omuzlayan mesleklerin başında hemşirelik geldiğini dile getiren Doğan, “Türk hemşiresi, yalnızca sağlık hizmeti sunmaz. Türk hemşiresi, hayatın en kırılgan anlarını merhametle onarır. Acının içine umut taşır. Çaresizliğin ortasında güven verir. Pandemide bunu gördük. Depremde bunu gördük. Selde, afette, felakette bunu gördük” ifadelerini kullandı.
“Ücretler ve Nöbet Teşviklerinde Güclendirici Düzenlemeler Önemli”

Doğan, sözlerine şöyle devam etti:
“Hemşirelik büyük bir özveri mesleğidir. Ancak böylesine ağır sorumluluk taşıyan bir mesleğin çalışma hayatının da aynı hassasiyetle desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Özellikle gece nöbetlerine dikkat çekmek istiyorum. İnsan biyolojisinin en zorlandığı saatlerde, herkes dinlenirken görev yapan hemşirelerimizin, ebelerimizin ve hekimlerimizin emeğinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Gece nöbetinin yükü de farklıdır, yorgunluğu da farklıdır. Gece çalışan hemşirelerimizin, ebelerimizin ve hekimlerimizin ücretlerinde ve nöbet teşviklerinde güçlendirici düzenlemelerin önemli olduğuna inanıyoruz.”
Hemşirelik mesleğini fiilen icra eden, doğrudan hastaya temas eden hemşirelerin emeğinin de kendi içinde ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Doğan, “Bugün aile hekimliğinde yapılan işlemler nasıl kayıt altına alınıyorsa, hastanelerimizde hemşirelerimizin yaptığı işlemlerin, verdiği emeğin ve üstlendiği sorumluluğun da daha görünür hale gelmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi.
“Hemşire Güçlü Olursa Sağlık Sistemi Daha Güçlü Olur”

Doğan, “Emeğin görünür olması, mesleğin gücünü de artıracaktır. Biz hemşiremizi de, ebemizi de, hekimimizi de sağlık hizmetinin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Ancak fedakârlığın, riskin ve sorumluluğun da karşılığını bulması gerektiğine inanıyoruz. Çalışma ortamları güçlendikçe hizmet kalitesi de güçlenmektedir” şeklinde konuştu.
“Huzurlu çalışan hemşire, huzurlu çalışan ebe, huzurlu çalışan hekim daha güçlü sağlık hizmeti demektir” diyen Doğan, Türk hemşiresinin bilgi birikimi ve tecrübesine vurgu yaptı. Doğan, “Bizler emeğin yanında duran bir anlayışın temsilcileriyiz. Hemşirelerimizin, ebelerimizin ve hekimlerimizin beklentilerini her platformda ifade etmeye, çözümün bir parçası olmaya devam edeceğiz. Hemşire güçlü olursa sağlık sistemi daha güçlü olur. Ebe güçlü olursa toplum daha güvenli olur. Hekim güçlü olursa insan hayatı daha güçlü korunur” ifadelerini kullandı.
AK Parti Milletvekili Ateş: Kahraman Hemşirelerimizin Yanında Olmaya Devam Edeceğiz

TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanvekili ve AK Parti Bayburt Milletvekili Prof. Dr. Orhan Ateş de hemşirelerin fedakarlıklarıyla, şefkatiyle ve özverisiyle her gün acıları dindirip, hayat kurtardıklarını hatırlattı.
Sağlık çalışanlarının tarih boyunca milletin yanında olduğunu belirten Ateş, dünyayı etkileyen pandemide ve asrın felaketinde de hemşirelerin en önde olduğunu anımsattı.
Ateş, sorunlarının çözümü ve taleplerinin yerine getirilmesi anlamında kahraman hemşirelerin yanında olmaya devam edeceklerini dile getirdi.
Öğretim Üyesi Yazıcı: “Hemşire Sağlık Sisteminin Anahtarıdır”

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülay Yazıcı, “Hemşireyi tek bir kelimeyle özetleyebileceğime inanıyorum. Hemşire sağlık sisteminin anahtarıdır. Hemşire çözüm demektir” dedi. Yazıcı, hemşirelerin karşılaştığı sorunlar hakkında bilgi verdi.
Geçmişten Geleceğe: Emanet

Açılış konuşmalarının ardından hemşireler için özel olarak hazırlanan “Geçmişten Geleceğe: Emanet” adlı tiyatro gösterimi yapıldı. İstiklalden istikbale teslim edilen emaneti anlatan tiyatro büyük beğeni kazandı.
Hemşireler Mesleği Kendi Pencerelerinden Anlattı


Program, daha sonra “Sözde Bizde” ve “Söyleyecek Sözüm Var” başlıkları ile 2 oturum şeklinde devam etti. Oturumlarda, hemşireler sahada deneyimlerini, anılarını, talepleri ve sorunları gündeme getirerek, mesleğe kendi pencerelerinden aktardı.
Ayrıca programda, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuğçe Oral Manav, ‘Sağlık Hukuku Açısından Hemşirelik Mesleği’ sunumunu gerçekleştirdi.


