Genel Başkan basın açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi.
Üniversite hastanelerinde görev yapan 4/D’li (kamu işçisi) personelin maaşları döner sermayeden karşılanmaktadır. Bu durum, sağlık çalışanlarına yapılması gereken teşvik ödemelerinin ciddi oranda azalmasına, hatta bazı durumlarda hiç yapılamamasına neden olmaktadır. Nitekim, KTÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’nde maaş ödemeleri nedeniyle sağlık çalışanlarına teşvik ödemesi yapılamamıştır. Ege, 9 Eylül, Uludağ, İstanbul, Atatürk gibi diğer tüm üniversite hastanelerimizde de aynı sıkıntılar mevcuttur. Bu uygulama yalnızca sağlık çalışanlarını teşvik ödemesi mağduru mağdur etmekle kalmamakta, aynı zamanda üniversite hastanelerini de mali açıdan ciddi sıkıntıya sokmaktadır. 4/D’li personelin maaşlarının genel bütçeden ödenmesi hem mali sürdürülebilirlik hem de adalet açısından zaruridir.
Kamu kurumlarında maaş ödemelerinin genel bütçeden yapılması temel uygulama iken, üniversite hastanelerinde görev yapan kamu işçilerinin bu kapsam dışında tutulması eşitlik ilkesine aykırıdır ve düzeltilmesi gereken bir sorundur.
Çalışılarak hizmet üretilen ve kuruma ekonomik katkı sağlanması sonucunda oluşan döner sermayeden, temel ücret olan maaşların ödenmesi yaklaşım olarak da doğru değildir. Döner sermaye; performansa, hizmet üretimine ve katkıya dayalı ek ödemelerin kaynağı olmalıdır. Buna rağmen maaş yükü nedeniyle teşvik ödemelerinin azalması veya hiç ödenmemesi kabul edilemez bir durumdur.
Bu uygulama hem kamu çalışma düzenine hem de adalet anlayışına açıkça ters düşmektedir.
Ayrıca, üniversite hastanelerinin yıllık bütçeleri belirlenirken 4/D’li personelin maaşlarının genel bütçeden karşılanacağı ifade edilmiş; ancak bugüne kadar bu yönde herhangi bir düzenleme hayata geçirilmemiştir. Üniversite yönetimleri bu düzenlemeyi beklemekte, üniversite hastanelerinde görev yapan sağlık çalışanları bu düzenlemeyi talep etmekte, 4/D’li işçiler ise diğer kamu kurumlarındaki meslektaşları gibi maaşlarını genel bütçeden almak istemektedir.
Bu nedenle, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuya ilişkin yasal düzenleme ivedilikle yapılmalı ve bu mağduriyet sona erdirilmelidir.
Aksi takdirde, üniversite hastanelerinin bütçelerinde yaşanan sorunlar her geçen gün büyüyecek ve geri dönülmez bir noktaya doğru hızla ilerleyecektir. İfadelerine yer verdi.


