
Türkiye’de düşen doğum oranları, yaşlanan nüfus ve bu durumun eğitim sistemine etkileri… Türk Eğitim Derneği’nin düşünce kuruluşu TEDMEM’in 2025 Eğitim Değerlendirme Raporu’nda yer aldı.
TEDMEM raporunda, Türkiye’de son 10 yılda doğum sayılarının hızla düştüğüne ve bu durumun eğitim sistemi açısından yeni bir planlama ihtiyacı ortaya çıkardığına dikkat çekildi. Bu durumun, 2030’da ilkokula başlayacak öğrenci sayısının %21 daha düşük olacağı anlamına geldiği belirtildi.
TEDMEM’e göre bu tablo; eğitim bütçesinden derslik kapasitesine, öğretmen planlamasından yükseköğretim kontenjanlarına kadar tüm yapının yeniden ele alınmasını zorunlu kılıyor. Raporda, doğurganlık hızındaki düşüşün orta vadede yükseköğretime de yansıyacağı belirtilirken, hayat boyu öğrenmenin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
“MESELE EĞİTİMİN KISALMASI DEĞİL İŞLEV VE NİTELİĞİ”
Lise eğitiminin kısaltılması ile ilgili tartışmalar geçtiğimiz yıl gündeme gelmişti. Raporda, meselenin eğitim süresi değil, işlevi ve niteliği olduğu ifade edildi.
TEDMEM raporunda dijitalleşmeye de ayrı bir parantez açıldı. 2025’te eğitimde dijitalleşme ve yapay zekâ alanında teknik kapasitenin güçlendirilmesine yönelik önemli adımlar atıldığı vurgulandı.
Dijital dönüşümün başarısının yalnızca teknik altyapının büyüklüğüyle değil, bu araçların öğretimin niteliğine ve öğrenme süreçlerine yaptığı katkıyla değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

