
Serkan Çağrı, Radyo D’de Fatih Uslu’nun konuğu oldu. Programda müzik kariyerinden ilham aldığı isimlere, sahne duygusundan yeni çalışmasına kadar pek çok konuda samimi açıklamalarda bulunan Çağrı, müziğin hayatındaki yerini ve gençlere tavsiyelerini anlattı.
“KASETLERİN İÇİNDEKİ MÜZİSYENLERİ HEYECANLA TAKİP EDERDİM”
Müziğe olan ilgisinin çocuk yaşlarda başladığını belirten Serkan Çağrı, dinlediği müzisyenlerin kendisi üzerinde büyük etkisi olduğunu söyledi. O yıllarda kaset döneminde kartonetin içindeki ismi yazılı olan müzisyenleri de yakından takip ettiğini anlatan Çağrı, “Albümlerde çalan keman grupları vardı. Gitar denilince Erdinç Şenyaylar, bas gitar denilince İsmail Soyberk gibi çok özel isimler akla gelirdi. Onların çaldıklarından çok fazla etkilenirdim” dedi.

“KLARNETİ DUYDUĞUMDA HAYATIM DEĞİŞTİ”
Çocukluğunda babasının getirdiği bir kasetin hayatını değiştirdiğini ifade eden sanatçı, klarnetle olan bağının o dönemde güçlendiğini belirterek, “Babam bir kaset getirmişti. O kasetteki klarneti duyunca çocuk yaştan itibaren başka bir şey dinlemez oldum. Gelibolulu Ramazan Sayan diye bir üstat vardı. Allah rahmet eylesin. O kadar naif ve değişik bir ton çıkarıyordu ki, benim dünyamı süslemeye başlamıştı. Her parmağımı tuşa attığımda altından Ramazan Sayan çıkıyordu” diye konuştu.
“HAYALLERİME KLARNETİM SAYESİNDE KAVUŞTUM”
Zaman içinde farklı müzisyenlerden de ilham aldığını söyleyen Çağrı, Yunanistan’ın önemli klarnet sanatçılarından Vassilis Saleas’ı dinledikten sonra müziğe bakışının değiştiğini belirtti. “Sonra onları dinledim, zaman geldi hepsiyle beraber çaldım. Aynı sahneyi paylaştım, projeler yaptım. İnsan hayallerine kavuşunca bunun dünyadaki en güzel şey olduğunu anlıyor ama hayal kurabilmek de çok önemli” ifadelerini kullandı. Klarnetin hayatındaki yerinin çok özel olduğunu vurgulayan Serkan Çağrı, “Benim hayatıma borçlu olduğum şey enstrümanımdır, klarnetimdir. Bütün hayallerime klarnetim sayesinde kavuştum” dedi.
“MÜZİK FARKLI KÜLTÜRLERLE KURULAN BİR İLETİŞİM DİLİ”
Dünyanın farklı yerlerinde sahne aldığını ve farklı kültürlerle müzik üzerinden iletişim kurduğunu belirten sanatçı, bu sürecin deneyimle geliştiğini söyledi. Çağrı, “İlk zamanlarda bu dili nasıl anlatacağımızı düşünüyorduk. Farklı kültürden insanlara nasıl ulaşacağımızı sahnede deneyimleyerek öğrendik. Zamanla hangi müzikle insanları tebessüm ettirebileceğimizi ya da duygulandırabileceğimizi keşfettik” diye konuştu.
“SAHNEDEYKEN HAYATIMDAKİ BİRÇOK DUYGU AKLIMA GELİYOR”
Sahnedeyken yaşadığı duyguların her zaman değiştiğini dile getiren sanatçı, “Bazen çocukluğumu hatırlıyorum, bazen gençliğimdeki heyecanı. Bazen çocuklarımı ya da eşimle ilk karşılaşmamı hatırlıyorum. Sahnedeyken hayatımda yaşadığım birçok duygu aklıma geliyor” ifadelerini kullandı.
“Bir sanatçı için en büyük ödül dinleyicinin geri dönüşü”
Gençlere ilham olmanın kendisini mutlu ettiğini söyleyen Çağrı, bir sanatçı için en büyük ödülün dinleyiciden gelen olumlu geri dönüşler olduğunu belirterek, “Bir sanatçının sahnedeki en önemli arzusu konser sonunda eve gittiğinde aldığı güzel etkilerle rahat uyuyabilmesidir” dedi. Akademisyen kimliğine de değinen sanatçı, müzikte doğaçlamanın önemine dikkat çekti. “Doğaçlama o anın verdiği duyguyu yansıtmaktır. Bir özgüven temsilidir aslında. Her seferinde aynı olmaması da doğaçlamayı özel kılıyor. Uzun yıllar birikim gerektirir” diye konuştu.
“GENÇ MÜZİSYENLERE: SEVGİ, SABIR VE HAYAL KURMAK ŞART”
Programda genç müzisyenlere de tavsiyelerde bulunan Serkan Çağrı, “Bu işte sevgi ve aşk olacak. Ardından sabır gerekiyor. Hayal kurmak çok önemli ama sabırla çalışmak ve planlı ilerlemek gerekiyor. Her müzisyenin kendine özgü bir nefesi ve anlatımı vardır. Önemli olan kendi yerini bulabilmek” dedi.
“Sonuna Kadar” şarkısının arkasında özel bir hikaye var”
Çağrı, programda ayrıca klarnetiyle kısa bir performans da sergilerken, son çalışması “Sonuna Kadar” hakkında da bilgi verdi. Şarkının kendisi için özel bir anlam taşıdığını belirten sanatçı, “1995 yılında eşimle tanıştım. O yıllarda yaşadığımız duyguları anlatan bir şarkıydı. Klarnetin anlatımına da çok uygun bir eser” ifadelerini kullandı.

