
İran medyasında, İslamabad’daki Tahran-Washington görüşmelerinde ortak bir çerçeve ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin ABD’nin aşırı talepleri olduğu öne sürüldü. İran devlet televizyonu, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da düzenlenen İran-ABD görüşmelerinin sona erdiğini duyurdu.
TRUMP’IN ÖNÜNDEKİ İKİ ZORLU SEÇENEK
The New York Times’ın haberine göre, 21 saati aşan görüşmelerin anlaşmazlıkla sonuçlanmasının ardından Trump yönetiminin önünde ‘iki zorlu’ seçenek bulunduğu belirtildi:
1 – Tahran ile uzun soluklu diplomatik müzakerelere devam etmek.
2 – Halihazırda küresel enerji piyasalarında ciddi sarsıntıya yol açan savaşın yeniden başlaması riskini göze almak.
Söz konusu senaryolarda, Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol mücadelesinin de derinleşebileceği ifade edildi.
HER SEÇENEK CİDDİ RİSKLER İÇERİYOR
Beyaz Saray yetkilileri, hafta sonunu Florida’da geçiren ABD Başkanı Donald Trump’ın yönetimin atacağı adımı açıklamasının beklendiğini bildirirken, her seçeneğin ciddi stratejik ve siyasi riskler içerdiğine dikkat çekti.
Vance’in görüşmelere ilişkin detay vermekten kaçındığı, İran’a nükleer programını tamamen sonlandırmasını öngören “ya kabul et ya reddet” niteliğinde bir teklif sunduğu, ancak Tahran’ın bu teklifi kabul etmediği aktarıldı.
Vance, ABD’nin “kırmızı çizgilerini” net şekilde ortaya koyduğunu belirterek, İran’ın bu şartları kabul etmemeyi tercih ettiğini söyledi.

13 BİNDEN FAZLA HEDEF VURULDU
Haberde, sürecin Şubat ayında Cenevre’de çıkmaza giren müzakerelerle benzerlik taşıdığı ve bu sürecin ardından Trump’ın İran’a yönelik 38 gün süren geniş çaplı füze ve hava saldırıları başlattığı hatırlatıldı. Pentagon verilerine göre bu süreçte 13 binden fazla hedef vuruldu.
YOĞUN ASKERİ BASKI İRAN’A BOYUN EĞDİRMEDİ
Trump yönetiminin beklentisinin, yoğun askeri baskının İran’ı geri adım atmaya zorlaması olduğu ancak Tahran’ın bu baskıya rağmen pozisyonunu koruduğu ifade edildi. İran Dışişleri Bakanlığı ise yaptığı açıklamada, yaşanan kayıpların ülkenin haklarını savunma kararlılığını daha da güçlendirdiğini bildirdi.
‘TRUMP, MÜZAKERE SÜRECİNDEN ÇEKİNİYOR’
Öte yandan, Trump yönetiminin İran ile uzun ve karmaşık bir müzakere sürecine girmekten çekindiği, Trump’ın çatışmadan galip çıktığına inandığı ve bu nedenle İran’ın geri adım atmasını beklediği vurgulandı. Ancak haberde, Barack Obama döneminde varılan nükleer anlaşmanın iki yıl süren müzakereler sonucunda ve karşılıklı tavizlerle sağlandığına dikkat çekildi.
Haberde, İran’ın daha önce nükleer faaliyetlerini geçici olarak askıya alma teklifinde bulunduğu ancak zenginleştirilmiş uranyum stoklarından vazgeçmeyi ve uranyum zenginleştirme kapasitesini tamamen bırakmayı reddettiği hatırlatıldı. Tahran bu hakkın uluslararası anlaşmalardan kaynaklandığını savunurken, Washington bunun İran’ın nükleer silah opsiyonunu koruma isteğinin göstergesi olduğunu değerlendiriyor.

‘TARAFLARIN TUTUMU DAHA DA SERTLEŞTİ’
1 aydan uzun süren savaşın tarafların tutumlarını yumuşatmak yerine daha da sertleştirdiği belirtilirken, Trump’ın en büyük kozunun askeri operasyonları yeniden başlatma tehdidi olduğu ifade edildi. Ancak 21 Nisan’da sona erecek kırılgan ateşkes öncesinde bu seçeneğin siyasi maliyetinin yüksek olduğu ve İran’ın da bunun farkında olduğu kaydedildi.
TRUMP’IN ATEŞKESTEKİ PERDE ARKASI PLANI
Trump’ın ateşkesi, küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sini etkileyen kesintinin yarattığı ekonomik baskıyı azaltmak amacıyla ilan ettiği, savaşın yeniden başlaması halinde piyasalarda düşüş, arz sıkıntılarında artış ve enflasyonda yükseliş beklendiği aktarıldı.
ABD, TAZMİNAT TALEBİNİ REDDEDİYOR
Haberde ayrıca en kritik başlıklardan birinin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması olduğu vurgulandı. İran tarafının görüşmelerde bu konuyu öncelikli gündem maddesi olarak ele aldığı ve boğazın kontrolünü, savaş tazminatları, yaptırımların kaldırılması ve çatışmaların tamamen sona erdirilmesi talepleriyle birlikte değerlendirdiği ifade edildi.
ABD’nin tazminat talebini reddettiği, yaptırımların kaldırılmasının ise ancak İran’ın yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde kademeli olarak mümkün olabileceğini bildirdiği aktarıldı.

