ABD’de Trump yönetimi için Suudi Arabistan, silah ihracatının en kritik adresi. Ancak Beyaz Saray’da verilen F-35 sözleri, bugün yerini karşılıklı şüpheye bıraktı.
İsrail’in bölgedeki nitelikli askeri üstünlüğünü koruma çabası, Riyad’a verilecek uçakların donanımı konusunda Washington’u köşeye sıkıştırmış durumda.

İşte bu çıkmazda Türkiye’nin beşinci nesil savaş uçağı KAAN, Riyad için stratejik bir koza dönüştü. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “her an imzalanabilir” dediği ortak yatırım planı, Middle East Eye’ın haberine göre ABD’li yetkilileri alarma geçirdi. Washington’dan yükselen “Amerikan ihracatı önceliğimizdir” seslerine karşı, Suudi yönetimi tedarik kanallarını çeşitlendirmekte kararlı.
Riyad’ın Türkiye’ye yönelmesindeki asıl sebep sadece bir uçak alımı değil, teknoloji transferi ve ortak üretim.

Riyad, Vizyon 2030 hedefleri kapsamında savunma ihtiyacının yarısını yerli imkanlarla karşılamak istiyor. ABD’nin bu konudaki katı tutumunu KAAN ile aşmayı planlıyor. Analistler bu hamleyi, “F-35 pazarlığında daha iyi bir anlaşma koparmak için kullanılan bir taktik” olarak da yorumluyor. Ancak pazarlığın ötesinde çok kutuplu bir Orta Doğu gerçeği var. Suudi Arabistan, Türkiye, Mısır ve Katar ile iş birliğini artırarak Washington’a açık bir mesaj veriyor. “Silah pazarında tek bir başkente mahkum değiliz.” İsrail faktörü ve Senato baskısı altındaki F-35 anlaşması, Riyad’ı Ankara ile daha esnek ve yapıcı ortaklıklara itiyor.

