Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

SON DAKİKA HABERLER: Yunan basını Türkiye ile olası çatışmada hangi ülkenin kimi destekleyeceğini yazdı! ‘Ankara’ya karşı en büyük koz’

MİLLİYET.COM.TR /Türkiye ile Yunanistan arasında Doğu Akdeniz ve Ege’deki son

MİLLİYET.COM.TR /Türkiye ile Yunanistan arasında Doğu Akdeniz ve Ege’deki son durum, Atina basınında yeniden masaya yatırıldı.

TEK TEK SIRALADILAR

LamiaFM’de yayımlanan dikkat çeken analizde, iki ülke arasında olası bir askeri çatışma senaryosunda İsrail, ABD, Rusya, NATO ve Avrupa Birliği’nin nasıl pozisyon alabileceğinden Fransa’nın Atina’ya yönelik savunma taahhüdüne, 12 deniz mili tartışmasına kadar çok sayıda başlık ele alındı.

‘ASIL MESELE’

Analizde, Yunanistan açısından asıl meselenin yalnızca olası bir savaşın kazanılması değil, çatışma ihtimalini caydıracak askeri kapasite ile diplomatik pozisyonun aynı anda korunması olduğu iddia edildi.

Türkiye’nin bölgesel askeri ağırlığı, geniş operasyon kapasitesi ve NATO içindeki konumu nedeniyle olası bir çatışmanın yalnızca iki ülke arasında kalmayacağı değerlendirilirken, Atina için önerilen strateji de dikkat çekti.

‘İSRAİL DOĞRUDAN ÇATIŞMAYA GİRMEZ’

LamiaFM’nin senaryosuna göre olası bir çatışmada uluslararası aktörlerin önceliği kendi ulusal çıkarları olacak.

Analizde, Yunanistan ile stratejik ilişkileri bulunan İsrail’in, Atina’ya istihbarat paylaşımı ve teknolojik destek sağlayabileceği, ayrıca Türkiye üzerinde diplomatik baskı kurabileceği ancak Ege’de doğrudan askeri müdahalede bulunmasının beklenmediği belirtildi.

‘ABD’DEN ATEŞKES İÇİN BASKI’

ABD’nin ise çatışmanın ilk saatlerinde “yangın söndürücü” rolü üstlenmesinin beklendiği ifade edildi. Washington’ın özellikle ilk 24-48 saat içerisinde NATO’nun güneydoğu kanadının bütünlüğünü korumaya odaklanacağı ve taraflara ateşkes için yoğun diplomatik baskı uygulayacağı öne sürüldü.

Analizde “Türkiye ile Yunanistan arasında çıkabilecek bir çatışma, NATO açısından son derece hassas olacaktır. Zira iki ülkenin doğrudan karşı karşıya gelmesi, İttifak’ın güneydoğu kanadında ciddi bir askeri ve siyasi kriz anlamına gelecek” denildi.

İlginizi Çekebilir

‘RUSYA STRATEJİK OLARAK YARARLANACAK’

Rusya için ise farklı bir tablo çizildi. Moskova’nın tarafsız kalacağı, ancak NATO içerisindeki bir çatışmadan stratejik olarak yararlanmaya çalışacağı ve Yunanistan’a doğrudan destek vermeyeceği savunuldu.

‘NATO FELÇ OLACAK’

Analizin en dikkat çekici değerlendirmelerinden biri NATO hakkında oldu. LamiaFM, NATO’nun iki üyesi arasında yaşanacak silahlı çatışma karşısında “felç” olacağını öne sürerken, İttifak’ın 5. Madde mekanizmasının böyle bir senaryoda pratikte işlevsiz kalacağını savundu. NATO’nun öncelikle tarafları müzakereye ve ateşkese çağıracağı belirtildi.

Analizde “Buradaki temel çıkmaz, Türkiye’nin NATO içindeki stratejik konumuyla daha da belirginleşiyor. Türkiye’nin ittifakın güneydoğu kanadındaki ağırlığı ve bölgedeki askeri kapasitesi, olası bir Türk-Yunan çatışmasını yalnızca Atina açısından değil, NATO’nun kendi iç dengeleri açısından da son derece maliyetli bir krize dönüştürebilir” değerlendirmesinde bulunudu.

‘ANKARA’YA KARŞI EN BÜYÜK KOZ’

Analizde Yunanistan’ın Ankara’ya karşı elindeki en büyük koz olarak Fransa ile imzalanan savunma anlaşması gösterildi.

LamiaFM’ye göre anlaşmanın 2. maddesi, Yunanistan’ın ana karası, adaları ve karasularına yönelik silahlı saldırı durumunda karşılıklı yardımı öngörüyor ve Paris’i gerektiğinde askeri destek sağlamaya bağlıyor.

Ancak analizde kritik bir ayrım da yapıldı: Bu güvence ulusal topraklarla sınırlı. Karasuları dışında kalan münhasır ekonomik bölge veya kıta sahanlığındaki bir anlaşmazlığın otomatik olarak Fransız askeri müdahalesini tetiklemeyeceği savunuldu.

“Bu ayrım, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ihtilafların yalnızca kara veya ada güvenliği üzerinden değil, deniz yetki alanları üzerinden de şekillenmesi nedeniyle özellikle önem taşıyor” denildi.

12 MİL HAMLESİ: ‘CASUS BELLİ’ RİSKİ

Yunanistan’ın karasularını 12 deniz miline çıkarma ihtimali de analizde geniş yer buldu.

LamiaFM, Atina’nın 12 deniz miline genişleme hakkının uluslararası deniz hukuku kapsamında bulunduğunu savunurken, böyle bir adımın Ankara’nın geçmişte ilan ettiği “casus belli” nedeniyle ciddi bir çatışma riski taşıdığını öne sürdü.

Analize göre kapsamlı bir 12 mil genişlemesi Yunanistan açısından egemenlik alanını genişletme ve deniz yetki alanları bakımından önemli avantajlar yaratabilir. Ancak bunun karşılığında Türkiye’nin askeri karşılık vermesi, hatta deniz ablukası uygulaması gibi senaryoların gündeme gelebileceği iddia edildi.

Dolayısıyla analizde 12 mil meselesi yalnızca hukuki bir başlık olarak değil, Türkiye’nin askeri ve siyasi karşılık verebileceği son derece yüksek riskli bir eşik olarak ele alındı.

‘YENİ GERİLİM HATTI’

Yunanistan-Mısır deniz yetki alanları ve Girit-Kıbrıs elektrik kablosu projesi de analizde ayrı bir başlık olarak ele alındı.

LamiaFM, Mısır ile yapılan anlaşmaların ve Girit-Kıbrıs bağlantısının bölgedeki enerji altyapısını güvence altına alma açısından önem taşıdığını savundu. Buna karşılık Türkiye’nin araştırma gemilerinin bölgedeki faaliyetlerinin yeni bir gerilim başlığı oluşturabileceği ve Kahire’nin denizcilik alanındaki tansiyonun yükselmesini engellemek için diplomatik baskı uygulayabileceği öne sürüldü.

‘BAŞLI BAŞINA ENDİŞE KAYNAĞI’

Olası bir çatışmada Yunanistan’ın adalarının işgal edilmesi de masaya yatırıldı. Analize göre büyük yerleşim adalarına yönelik kapsamlı bir işgal operasyonu operasyonel açıdan son derece zor.

Analizde “Asıl riskin yerleşim bulunmayan küçük adacıklar veya kayalıkların ele geçirilmesiyle bir ‘oldu bitti’ yaratılması olur. Bu da Atina’yı müzakere masasına zorlar. Türkiye’nin askeri kapasitesi Yunanistan için başlı başına endişe kaynağı. Büyük çaplı bir işgal senaryosundan ziyade, sınırlı bir askeri hamle kısa sürede siyasi krize dönüşebilir” iddiasında bulunuldu.

‘SESSİZ GÜÇ STRATEJİSİ’

Analizin sonunda ise Yunanistan’a Türkiye’ye dair açık bir strateji önerisi getirildi. LamiaFM’ye göre Atina’nın sert ve yüksek sesli bir söyleme yönelmesi, kendisini uluslararası hukuka dayandıran bir savunma pozisyonundaki diplomatik avantajını zayıflatabilir.

Bunun yerine “sessiz güç” stratejisinin benimsenmesi gerektiği savunuldu. Bu strateji, sahada yüksek operasyonel caydırıcılık, diplomatik alanda ise tavizsiz bir tutum üzerine kuruluyor. Analizde özellikle Yunanistan’ın Rafale savaş uçakları ve Belharra fırkateynleri gibi askeri unsurlarla caydırıcılığını güçlendirmesi gerektiği vurgulandı.

Ancak analistlere göre dikkat çeken nokta şu: Atina’nın caydırıcılık hesabı, Türkiye’nin askeri gücünü ve olası bir çatışmanın yaratacağı bölgesel sonuçları hesaba katmak zorunda olduğu bir denklem üzerine kuruluyor. ABD’nin ilk saatlerde devreye girmesinin beklenmesi, NATO’nun kilitlenme ihtimali, Fransa’nın savunma taahhüdünün sınırları da bu hassas denklemin parçaları olarak sunuluyor.

UNRWA merkezine operasyon
‘İsrail normalleşme arayışında’