Dünyanın en kritik dijital damarları tehlike altında. Orta Doğu’daki gerilim sadece enerji güvenliğini değil, internetin omurgasını oluşturan denizaltı kablolarını da tehdit ediyor.
İNTERNETİN GÖRÜNMEYEN OMURGASI
Küresel internet trafiğinin %99’u denizlerin ve okyanusların altına döşenmiş olan fiber optik kablolarla sağlanıyor. E-postalar ve mesajlaşma uygulamalarındaki akışlar dünyanın bir ucundan diğer ucuna bu fiber optik sayesinde iletiliyor.

KRİTİK GEÇİŞ NOKTALARI RİSK ALTINDA
Ancak Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz gibi stratejik geçiş noktaları internetin en zayıf halkalarından biri hâline gelmiş durumda.
İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki denizaltı kablolarına yönelik açıklamaları ve Kızıldeniz’deki güvenlik riskleri, küresel dijital altyapının ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

OLASI BİR KESİNTİNİN ETKİLERİ
Bugün dünya genelinde yaklaşık 600 internet kablosu bulunuyor. Bunun uzunluğu ise 1,5 milyon kilometreyi aşıyor. Dünyaca ünlü dijital şirketlerin işlettiği bu hatlarda yaşanabilecek bir aksama sadece interneti yavaşlatmakla kalmayabilir. Ödeme sistemleri, bankacılık hizmetleri, hastaneler ve kamu altyapıları da etkilenebilir.
YAŞANAN OLAYLAR RİSKİ GÖZLER ÖNÜNE SERDİ
2024 yılında Kızıldeniz’de yaşanan bir olay riskin boyutunu gösterdi. Husilerin saldırısına uğrayan bir yük gemisinin sürüklenmesi sonucunda dört kritik denizaltı kablosu koptu. Asya ile Avrupa arasındaki veri trafiğinin yaklaşık %25’i bu durumdan etkilendi.

Independent gazetesinde Nisan ayında üç Rus denizaltısının İngiltere’nin kuzeyindeki denizaltı kabloları üzerinde gizli bir operasyon gerçekleştirdiği iddia edildi. Ancak hiçbirinde hasar meydana gelmedi. Tayvan ise Çin’i bölgedeki denizaltı kablolarına yönelik çeşitli saldırılar düzenlemekle suçladı.
KRİTİK UYARI
Uzmanlar, daha güvenli bir dijital gelecek için deniz altı kablolarının yanı sıra karasal ve uzay tabanlı alternatif hatların da geliştirilmesi gerektiği görüşünde. Bir kablo kopması sadece interneti değil, küresel ekonomiyi de durma noktasına getirebilir.

