
MİLLİYET.COM.TR / İsrail’in önde gelen haber sitelerinden Ynet’te yayımlanan analizde, geçtiğimiz günlerde İzmir yakınlarında düzenlenen EFES-2026 askeri tatbikatının yalnızca bir askeri faaliyet olmadığı, aynı zamanda Ankara’nın bölgesel hedeflerini ortaya koyan stratejik bir mesaj taşıdığı ifade edildi.
‘TÜRKLER, TEL AVİV’İ KUŞATIYOR’
Analizde, Ege kıyılarında gerçekleştirilen tatbikatta 50 ülkenin bayraklarının yanında ilk kez Libya ve Suriye bayraklarının da yer aldığına dikkat çekilerek, bunun Orta Doğu’da değişen güç dengelerinin sembolü olduğu değerlendirmesinde bulunuldu.
Ynet, “Türkiye artık yalnızca bölgesel hedefleri olan bir NATO müttefiki değil. Ankara, İsrail’in çevresini saran, Türk silahları, Türk insansız hava araçları ve Türk askeri eğitmenleriyle desteklenen yeni bir askeri ağ kuruyor. Yani Türkler, Tel Aviv’i kuşatıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.
‘TÜRK SAVUNMA SANAYİİNİN KALBİ ÖNE ÇIKTI’
Haberde, EFES-2026’nın Türkiye’nin şimdiye kadarki en büyük müşterek ve birleşik askeri tatbikatlarından biri olduğu belirtilirken “Tatbikata 50 ülkeden 10 binden fazla askerin katıldığı aktarıldı. Türk savunma sanayiinin kalbi öne çıkarken, Bayraktar TB3’ün Türkiye’nin çok maksatlı amfibi hücum gemisi TCG Anadolu üzerinden görev yaptı. Ayrıca yüksek faydalı yük kapasitesine sahip Bayraktar Akıncı’nın ise müşterek operasyonlarda aktif rol üstlendi” denildi.
‘ASIL MEVZU SİLAHLAR DEĞİL’
Analizde ayrıca Türkiye’nin geliştirdiği “Çelik Kubbe” entegre hava ve füze savunma mimarisinin de sergilendiği kaydedildi. Bu sistemin seyir füzelerinden ticari dronlara kadar farklı tehditleri önlemek amacıyla çok sayıda platformu birbirine bağlayan katmanlı bir yapı olduğu belirtildi. Ynet, “Tatbikatta sergilenen askeri teçhizat etkileyiciydi ancak asıl mevzu silahlar değil, misafirlerdi” yorumunu yaptı.
İLK KEZ ORTAK BAYRAK ALTINDA
Analize göre Libya, tatbikata 502 askerle katıldı. Bunların 331’i doğu, 171’i batı kanadından geldi. Ynet, Libya’daki rakip yapıların ilk kez yurt dışında tek bir bayrak altında birlikte hareket ettiğine dikkat çekti.
Yetkililerin bunu “Tek Libya, Tek Ordu” hedefinin bir parçası olarak gördüğü belirtilirken, bu yaklaşımın Libya’yı Türkiye merkezli bir askeri çerçeveye entegre ettiği yorumu yapıldı.
Libyalı askerlerin amfibi harekat, elektronik harp, mayın ve EYP ile mücadele ve özel kuvvetler eğitimleri aldığı aktarıldı.

‘FİİLEN SAHAYA YANSIDI’
Analizde Suriye’nin katılımı “sayıdan bağımsız olarak en kritik gelişme” olarak tanımlandı. Aralık 2024’te Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından yeniden yapılandırılan Suriye ordusunun ilk kez yurt dışı bir tatbikata katıldığı belirtildi.
Türkiye ile Suriye arasında Ağustos 2025’te imzalanan savunma mutabakatına atıf yapılarak, anlaşmanın askeri eğitim, danışmanlık, silah sistemleri ve lojistik destek başlıklarını kapsadığı ifade edildi. Ynet, EFES-2026’nın bu sürecin fiilen sahaya yansıması olduğunu yazdı.
‘DOĞRUDAN ETKİSİ OLABİLİR’
Öte yandan analizde Türkiye’nin Libya ile 2019’da imzaladığı deniz yetki alanları anlaşmasına da geniş yer verildi. Yunanistan ve İsrail’in bu anlaşmayı “yasa dışı” olarak gördüğü, ancak Ankara’nın Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanı iddiasını güçlendirmeye devam ettiği belirtildi. İsrail basını, bu adımların enerji kaynakları ve deniz yetki alanları üzerinde doğrudan etkisi olabileceğini savundu.
‘20 YILDIR YAPAMADIĞIMIZI YAPTILAR’
Analizin en dikkat çekici bölümlerinden biri Türkiye’nin bölgedeki diğer aktörler ile arasındaki karşılaştırma oldu. İsrail basını, Türkiye’nin son dönemdeki savunma sanayi atılımları ve derin diplomatik ilişkileri sayesinde ise bölgede rol model oluşturduğunu ifade ederek “20 yılda yapamadığımızı Türkler yaptı” dedi.
Analizde, Türkiye’nin NATO üyeliğinin bu sürece uluslararası meşruiyet kazandırdığı, bu nedenle Ankara’nın etkisinin İran’ın vekil ağlarından yapısal olarak farklı olduğu savunuldu.
‘ANKARA’NIN AVANTAJI’
Ynet, EFES-2026’ya ABD, Almanya, Fransa, Birleşik Krallık ve birçok NATO ülkesinin katıldığını hatırlattı. Analizde, Suriyeli askerlerin NATO ülkelerinden birliklerle aynı tatbikatta yer almasının Türkiye’ye önemli bir diplomatik ve askeri avantaj sağladığı yorumu yapıldı.
‘İZMİR’DEN VERİLEN MESAJ’
Ayrıca analizde, EFES-2026’nın sadece askeri değil siyasi bir mesaj taşıdığı savunuldu. Ynet, Türkiye’nin Trablus’tan Şam’a uzanan bir etki alanı oluşturduğunu, bunun da İsrail açısından uzun vadeli stratejik sonuçlar doğurabileceğini ileri sürdü. Analizde son olarak “İzmir’de dalgalanan bayraklar bir tatbikatın ötesindeydi. Asıl soru, bu mesajın bölgede kim tarafından ve nasıl okunacağıdır” denildi.

