
İsrail-İran-ABD savaşı 12. gününde tüm şiddetiyle sürerken, tarafların karşılıklı misilleme saldırıları da devam ediyor. Öte yandan, İsrail merkezli Maariv gazetesinde savaşın gidişatına ve Türkiye’ye ilişkin çarpıcı bir haber kaleme alındı.

‘İRAN’I UNUTUN’
“İran’ı Unutun: İsrail Savunma Kuvvetleri’nin Radarının Altında Gelişen Daha Tehlikeli Tehdit” başlığıyla yayımlanan haberde, İsrail’in Hava Kuvvetleri’ne çok fazla güvendiği ve tam da arka planda çok cepheli bir bölgesel savaş gerçeği gelişirken, karada sonuç alma kapasitesini gerektiren güçlü bir kara kuvvetine olan ihtiyacı görmezden geldiği ifade edildi.
‘GÖNÜLLÜ BİR KÖRLÜK’
Haberde, Tel Aviv’de İsrail’in güvenlik anlayışına yön vermesi gerekenleri ele geçiren gönüllü bir körlük türü olduğu vurgulandı. İsrailli yazar Yitzhak Brick’e göre, Tel Aviv’in tavrı, eşiğinde duran varoluşsal tehditlere yönelik bir küçümseme niteliği taşıyor.
Yazara göre aynı unsurlar, bir el hareketiyle çok cepheli bir bölgesel savaşın, birden fazla cepheden aynı anda faaliyet gösteren eş zamanlı bir çatışmanın kritik önemini ve bunun apaçık bir gereklilik olarak güçlü, ezici ve hazır bir kara ordusunu zorunlu kıldığı gerçeğini reddediyor.

İRAN SAVAŞI ‘STERİL BİR UÇAK SAVAŞI’
Habere göre İran’a karşı savaş, steril bir “uçak savaşı” niteliği taşıyor. Tahran’ın çöküşü, ancak İran halkının rejimi devirmek için kitlesel olarak ayaklanması ve Hava Kuvvetleri’nin uzaktaki gökyüzünde süzülmesiyle mümkün olacak.
Brick’in köşe yazısına göre İsrail’in İran’a büyük kara kuvvetleri gönderme niyeti bulunmuyor. Bu durum, hem mesafe nedeniyle hem de kabiliyetsizlikten kaynaklanıyor.
MAARİV’DEN ÇÖKÜŞ SENARYOSU
Habere göre, kuzeyden Hizbullah, Suriyeliler, Ürdün’den sızacak birimler, Yahudiye ve Samiriye’de ayaklanmalar ve gelecekte olabilecek Mısırlıların saldırısıyla birlikte topyekün bir bölgesel savaş gelişirse ve aynı anda İsrail içinde binlerce aşırılık yanlısı ayaklanırsa, Hava Kuvvetleri tek başına İsrail’in hayatta kalması için yeterli olmayacak.
İsrail basınına göre kara birliklerinin gücü olmadan, sınırlarda ve düşman topraklarında büyük mevcutlu tanklar ve piyadeler bulunmadan Tel Aviv devleti korunamaz ve savaş kesinlikle kazanılamaz.

‘İSRAİL KARA KABİLİYETİNİ TERK ETTİ’
Uzmanlara göre “güçlü ordu” denildiğinde, Hava Kuvvetleri, Kara Kuvvetleri ve Deniz Kuvvetleri’nden oluşan çelik üçgen kastediliyor. İsrailli yazar, Tel Aviv’in bugün itibarıyla yalnızca tek bir bacağa, güçlü bir Hava Kuvvetleri’ne yaslandığını ve kara kabiliyetini terk ettiğini belirtti.
İsrailli yazar, “uzaktan savaş” yanılsamasından uyanma vaktinin geldiğini ve güvenliğin, düşmanla her cephede ve her an göz göze gelebilecek bir kara gücü gerektirdiğini ifade etti.
‘ASIL TEHDİT TÜRKİYE’
Maariv’in haberinde, ‘Asıl tehlikeli tehdit önümüzde: Türkiye’ ifadelerine de yer verildi.
Haberde şu ifadeler kullanıldı: Tel Aviv Tahran’a odaklanmışken, Ankara giderek güçleniyor ve kendini Orta Doğu’da İran tehdidinden çok daha ciddi bir stratejik risk oluşturacak baskın bir güç olarak inşa ediyor. Siyasi ve askeri kademe, yarının tehditlerine hazırlanmak yerine ‘burnunun ötesini’ görmeye devam ettiği sürece İsrail geride kalıyor. Dünyanın en tehdit altındaki ülkesinde vizyon eksikliği sadece bir hata değil, bizi henüz tanımadığımız bir dalgaya karşı hazırlıksız bırakacak bir güvenlik ihmalkarlığıdır.
ABD-İSRAİL’İN İRAN’A SALDIRILARI
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat’ta İran’a askeri saldırı başlattı.
İran da İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.
ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.
İranlı yetkililere göre, ABD-İsrail saldırılarında 1332 kişi hayatını kaybetti.

