
Yaşlanmanın sanıldığı gibi yavaş ve kesintisiz ilerlemediği ortaya çıktı. Bilim insanlarının moleküler düzeyde yürüttüğü kapsamlı bir araştırma, insan vücudunun belirli yaşlarda adeta “sıçrama” yaptığını gösterdi.
25 ile 75 yaş arasındaki 108 gönüllüden alınan binlerce biyolojik örnek (RNA, proteinler ve mikrobiyomlar) üzerinde yapılan incelemelerde, yaşlanma belirtilerinin özellikle 44 ve 60 yaşlarında belirgin şekilde hızlandığı tespit edildi. Çalışmaya göre incelenen moleküllerin yüzde 81’i, bu iki kritik dönemden en az birinde radikal değişim gösteriyor.
METABOLİZMA ALARM VERİYOR
Araştırmada 44 yaş civarında alkol, kafein ve yağ (lipid) metabolizmasıyla bağlantılı moleküllerde ciddi değişimler saptandı. Bu dönemde kalp-damar hastalıklarına zemin hazırlayan süreçler ivme kazanırken, kas ve cilt yapısındaki bozulmaların da hızlandığı belirlendi.
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ ÖNE ÇIKIYOR
60 yaş dalgasında ise bağışıklık sistemi düzenlemesi, böbrek fonksiyonları ve karbonhidrat metabolizmasıyla ilişkili değişimler dikkat çekti. Kalp-damar sağlığı ile kas ve cilt yapısındaki dönüşümler bu dönemde de etkisini sürdürüyor.
ERKEKLERDE DE AYNI KIRILMA
Çalışmanın en dikkat çekici bulgularından biri, 44 yaş civarındaki moleküler değişimin yalnızca kadınlara özgü olmaması. Başlangıçta menopoz süreciyle ilişkilendirilen bu sıçramanın, erkeklerde de aynı yaşta gerçekleştiği saptandı. Bu durum, değişimin hormonal faktörlerden çok daha derin biyolojik mekanizmalara dayandığını ortaya koydu.
Stanford Üniversitesi’nden genetik uzmanı Stanford University bünyesinde görev yapan Michael Snyder, “Zaman içinde yavaş yavaş değişmiyoruz; gerçekten dramatik dönüşüm noktalarımız var” sözleriyle bulguların önemine dikkat çekti.
Uzmanlar, elde edilen verilerin Alzheimer ve kalp hastalıkları gibi yaşa bağlı rahatsızlıkların neden belirli dönemlerden sonra daha sık görüldüğünü anlamaya katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Araştırmacılar, özellikle 40’lı ve 60’lı yaşlara yaklaşan bireylerin beslenme, egzersiz ve genel yaşam alışkanlıklarına daha fazla özen göstermesi gerektiğini vurguluyor.

