
Alman Spiegel dergisinin haberine göre, Alman hükümeti, yapay zeka desteğiyle hedef takibi ve imhası gerçekleştirebilen binlerce kamikaze dron tedarik etmek için düğmeye bastı.Savunma Bakanlığı, toplam hacmi 536 milyon avroya ulaşan sipariş paketini Federal Meclis Bütçe Komisyonunun onayına sunmaya hazırlanıyor.
İki ayrı alım teklifi kapsamında, Alman üreticiler Helsing ve Stark Defence tarafından geliştirilen kamikaze dronların tedarik edilmesi planlanıyor.

HEDEF BÖLGESİNDE DEVRİYE GEZİYOR
Belgelerde bu sistemler, “önceden belirli bir hedef olmaksızın fırlatılan ve hedef bölgesinde devriye gezen güdümlü füzeler” olarak tanımlanıyor.
Tedarik edilecek kamikaze dronların, Almanya’nın NATO kapsamında Litvanya’da konuşlandırmaya başladığı 45. Zırhlı Tugay bünyesinde görev yapması öngörülüyor.
Alman ordusu, yıllardır Norveç yapımı “Black Hornet” ve İsrail üretimi “Heron TP” gibi dronları envanterinde bulundurmasına rağmen bu sistemler şimdiye kadar ağırlıklı olarak keşif amaçlı kullanılıyordu.
İLK KEZ KAPSAMLI BİR SALDIRI UNSURU ENVANTERE KATILACAK
Bu yeni siparişle birlikte Alman ordusu, patlayıcı başlık taşıyan intihar dronlarını ilk kez kapsamlı bir saldırı unsuru olarak envanterine katmış olacak.
1,80 metre uzunluğunda ve 30 kilogram ağırlığındaki Stark Defence Virtus’un, 80 santimetre kalınlığındaki tank zırhını delebilecek kapasiteye sahip olması dikkati çekiyor.
Helsing HX-2 ise 1,13 metre uzunluğunda, 12 kilogram ağırlığında ve daha çevik operasyonlar için tasarlandı.
Her iki sistem de hedeflerini belirlemek için gelişmiş yapay zeka algoritmalarından yararlanıyor. Ancak Alman makamları, teknolojik imkanlara rağmen ölümcül saldırı kararının nihai olarak yerdeki bir insan tarafından verilmesi ilkesinin korunacağını vurguluyor.
KÜRESEL ÇATIŞMALARDA DRONLARIN ETKİLERİ
Son dönemdeki küresel çatışmalarda dronların konvansiyonel silahlara kıyasla maliyet etkinliği ve yüksek vuruş gücü, Alman ordusunun bu stratejik dönüşümünde belirleyici unsurlar arasında gösteriliyor.
Uzaktan öldürme ve etik sorumluluk tartışmalarına rağmen Alman Savunma Bakanlığının bu hamlesi “modern savaşın kaçınılmaz bir parçası” olarak değerlendiriliyor.

