
Myanmar’da darbeden sonra ilk kez yapılacak 28 Aralık’ta baÅŸlayıp ve 25 Ocak’a kadar sürecek 4 haftalık genel seçimlerde halk, iki kanatlı parlamentoda ayrılan bazı koltukların sahiplerini belirlemek için oy kullanacak.
Her ne kadar Birlik Seçim Komisyonu (UEC) oy kullanacak kayıtlı seçmen sayısını henüz açıklamasa da 65 seçim bölgesinde sandıkların kurulmaması sebebiyle ülkedeki insanların bir çoğu seçime katılım sağlayamayacak.
Myanmar’da toplam 330 seçim bölgesinden askeri yönetimin kontrolündeki 265’inde üç aÅŸamada yapılacak genel seçimlerde, Alt Meclis’te (Pyithu Hluttaw) her bölgeye 1 adet olmak üzere 330, Üst Meclis’te (Amyotha Hluttaw) ise her eyalete 12 adet olmak üzere 168 koltuÄŸun sahipleri belli olacak.
Myanmar Parlamentosunda Alt Meclis’te 110, Üst Meclis’te de 56 sandalye askeri yönetim tarafından belirleniyor.
Her ne kadar 57 parti seçimlere katılmak için onay alsa da, sadece 6’sı seçim bölgelerinin hepsinde yarışıyor. Ordu destekli Birlik İçin Dayanışma ve Kalkınma Partisi (USDP) en fazla sayıda aday ile seçime katılıyor. Bu, partinin birçok seçim bölgesinde rakipsiz olarak yarışacağı eleÅŸtirilerine neden oluyor.
UEC’nin seçim öncesi açıkladığı verilere göre, 31 seçim bölgesinde sadece tek bir partinin aday çıkarması sebebiyle seçim yasaları gereÄŸi buralardaki adaylar, oy verme iÅŸlemi yapılmadan otomatik olarak seçilmiÅŸ sayılacak.
Öte yandan ülkenin eski fiili lideri Aung San Suu Çii’nin Ulusal Demokrasi BirliÄŸi Partisi (NLD) ve diÄŸer birçok parti feshedilme, yasaklanma veya boykot gibi nedenlerle genel seçimlere katılmıyor.
Bağımsız ve tarafsız sivil toplum kuruluÅŸu Asya Özgür Seçimler Ağı’nın (ANFREL) verilerine göre, 2020 genel seçimlerinde yarışan partilerin yüzde 57’si, o dönemde oyların yüzde 70’inden fazlasını ve sandalyelerin yüzde 90’ını kazanmış olmalarına raÄŸmen artık siyasi faaliyet göstermiyor.
SEÇİMİN SİYASİ GERİLİME VE ÇATIŞMALARA ÇÖZÜM OLMASI BEKLENMİYOR
Uzmanlar, askeri yönetimin seçim konusundaki tutumu, birçok siyasi parti ve seçim bölgesindeki insanların seçime katılamaması gibi sebeplerden seçimin, ülkedeki siyasi gerilimi çözüme ulaştırabileceğini düşünmüyor.
GüneydoÄŸu Asya Yenilik Güçlerinin (FORSEA) kurucu ortağı Maung Zarni, AA muhabirine, 60’dan fazla seçim bölgesinin askeri yönetimin kontrolü altında olmadığının altını çizerek, dolayısıyla ülkenin büyük bölümünde genel seçimlerin düzenlenemeyeceÄŸini belirtti.
Seçimlerin, çatışmaları sonlandırmaya yardım etmeyeceğini vurgulayan Zarni, toplumun seçimlere olan güveninin oldukça düşük olduğunu kaydetti.
Zarni, “Bence bu, halk için gerçekten bir çıkmaz sokak. Bu durumun tam bir çıkmaza girdiÄŸini, kimsenin kazanamayacağını, savaşın uzayacağını ve seçimlerin iç savaşı sona erdirmeyeceÄŸini düşünüyorum.” diye konuÅŸtu.
FORSEA’da görevli uzman Sai Tun Aung, seçimlerin ÅŸeffaflığı veya kapsayıcılığının şüpheli olduÄŸunu belirterek, bu seçimle ilerleme kaydedilemeyeceÄŸini söyledi.
Askeri yönetimin seçim yasası nedeniyle insanların düşüncelerini ifade etmekten vazgeçtiği değerlendirmesini yapan Aung, seçimin tüm ülkeyi kapsamasının şart koşulmamasının, kapsayıcılık konusunda sorun oluşturduğunu vurguladı.
SEÇİM YASASI “CİDDİ BİR TEHLİKE” OLUÅžTURUYOR
Yerinden edilmiÅŸ ve mülteci kamplarında yaÅŸayanlar dahil olmak üzere Arakanlı Müslümanları (Rohingya) temsil eden Arakan Rohingya Ulusal Konseyi (ARNC) EÅŸ BaÅŸkanı Nay San Lwin, seçime katılacak çoÄŸu partinin askeri yönetim tarafından desteklendiÄŸini belirterek, “2010’da olduÄŸu gibi, askeri generaller üniformalarını deÄŸiÅŸtirip meÅŸru hükümet haline gelecekler.” dedi.
Seçim yasasının “ciddi bir tehlike” oluÅŸturduÄŸunu dile getiren Lwin, “Bu seçime karşı çıkanlar, boykot edenler veya eleÅŸtirenler, 3 ila 10 yıl hapis cezasına çarptırılabilir.” diye konuÅŸtu.
Lwin ayrıca üyeleri askeri yönetim tarafından atanmış UEC’nin de seçimlerin özgür ve adil olmasını engellediÄŸini savundu.
MYANMAR’DAKİ ASKERİ DARBE
Myanmar ordusu, 2020’deki genel seçimlerde hile yapıldığı iddialarının ortaya atılması ve ülkede siyasi gerilim yaÅŸanmasının ardından 1 Åžubat 2021’de yönetime el koymuÅŸtu.
Ordu, ülkenin fiili lideri ve Dışişleri Bakanı Aung San Suu Çii başta olmak üzere pek çok yetkili ile iktidar partisi yöneticisini gözaltına almış ve 1 yıllığına olağanüstü hal ilan etmişti.
Darbenin ve muhalefetin barışçı protestolarının kanlı ÅŸekilde bastırılmasının ardından baÅŸlayan silahlı direniÅŸ ve ülke genelinde çatışmalar, 2021’den bu yana 6 bin kiÅŸinin ölümüne ve yaklaşık 3 milyon kiÅŸinin yerinden edilmesine neden oldu.
İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (HRW) 2025 dünya raporunda, Myanmar’da darbeden sonra 27 binden fazla kiÅŸinin askeri yönetim yetkilileri tarafından gözaltına alındığı, bu kiÅŸilerden yaklaşık 6 bininin kadın ve 570’inin çocuk olduÄŸu kaydediliyor.
Yerinden edilen yaklaşık 3 milyon kişinin büyük kısmı ülke içinde güvenli bölgelere sığınırken, yüz binlerce kişi Tayland, Hindistan ve Bangladeş sınırlarına yöneldi.

