Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“Uçağa binmedim” demişti: Belgeler Trump’ı yalanlıyor mu?

ABD Adalet Bakanlığı’nın Jeffrey Epstein dosyasına ilişkin yayımladığı yeni belgeler,

ABD Adalet Bakanlığı’nın Jeffrey Epstein dosyasına ilişkin yayımladığı yeni belgeler, tartışmaları yeniden alevlendirdi. Belgelerin kamuoyuna açıklanmasıyla birlikte oklar bir kez daha ABD Başkanı Donald Trump’a çevrildi. Trump’ın daha önce “Epstein’in uçağına hiç binmedim, adasına da gitmedim” yönündeki açıklamaları, ortaya çıkan yeni bilgilerle çelişti.

“Uçağa binmedim” demişti: Belgeler Trump’ı yalanlıyor mu

Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan ve yaklaşık 30 bin sayfadan oluşan son belge setinde yer alan 2020 tarihli bir savcılık e-postasına göre, Donald Trump’ın 1990’lı yıllarda Epstein’in özel jetiyle sekiz kez uçtuğu belirtildi. Buna rağmen dosyaların büyük bölümünün hâlâ sansürlü ve eksik olması, kamuoyundaki soru işaretlerini artırdı.

“Uçağa binmedim” demişti: Belgeler Trump’ı yalanlıyor mu

Kongre üyesi Robert Garcia, belgelerde güçlü erkeklere ait isimlerin sansürlenmesini sert sözlerle eleştirdi.

Garcia, Trump’ın önce “doğum günü defteri yok” dediğini, ardından bu defterin ortaya çıktığını; “uçağa binmedim” açıklamasına rağmen Epstein’in uçağına defalarca bindiğinin ve uçakta not yazdığının bilindiğini söyledi. Garcia, “Yalanlar üst üste birikiyor. Amerikan halkı bunun farkında. Tüm dosyaların açıklanmasının ve bu kadınlar için adaletin sağlanmasının zamanı geldi” ifadelerini kullandı.

“Uçağa binmedim” demişti: Belgeler Trump’ı yalanlıyor mu

Trump ise 2024 yılında sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Epstein’in uçağına hiç binmediğini ve adasına gitmediğini öne sürmüştü. ABD Adalet Bakanlığı ise dosyalarda Trump’a yönelik “asılsız ve sansasyonel ihbarlar” bulunduğunu savundu. Bakanlık açıklamasında, bu iddiaların 2020 seçimleri öncesinde FBI’a sunulduğu ve inandırıcı olmaları halinde zaten siyasi amaçlarla kullanılacağı belirtildi.

“Uçağa binmedim” demişti: Belgeler Trump’ı yalanlıyor mu

Robert Garcia, sansür uygulamalarına ilişkin eleştirilerini sürdürerek, mağdurlarla da görüştüğünü ve en büyük tepkinin sansürlerin biçimine yönelik olduğunu aktardı. Garcia, belgelerde mağdurların isimlerinin gizlenmeden yer almasına karşın, istismarla suçlanan erkeklerin ve olası suç ortaklarının isimlerini korumak için özel bir çaba gösterildiğini belirterek, bunun hem hukuka aykırı hem de kabul edilemez olduğunu söyledi.