Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

10 Mart Mutabakatı uygulanmadı! Gözler 1 Ocak’a çevrildi: Suriye’de sürpriz kapıda mı?

Suriye’de SDG ile Şam yönetimi arasında imzalanan 10 Mart Mutabakatı’nın
Buse Güngör | CNNTurk.com Muhabiri

Suriye’de SDG ile Şam yönetimi arasında imzalanan 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanıp uygulanmadığı tartışılmaya devam ederken, sürecin 2026’ya sarkabileceği ve askeri seçeneğin gündeme gelebileceği değerlendirmeleri yapılıyor. Gazeteci Zeki Gümüş ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Anar Ali, mutabakatın neden hayata geçirilmediğine ve olası senaryolara ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

Gazeteci Zeki Gümüş, 10 Mart’ta imzalanan mutabakatın kağıt üzerinde kaldığını belirterek, anlaşmanın uygulanmamasında ABD ve İsrail’in SDG üzerindeki etkisinin belirleyici olduğunu söyledi. Gümüş’e göre İsrail, SDG’nin kontrol ettiği Rakka ve Deyrizor gibi stratejik bölgelerden çekilmesini istemiyor. Çünkü bu durum, Suriye’nin bölünmüş yapısının devam etmesine ve İsrail’in bölgedeki çıkarlarına hizmet ediyor. Türkiye’nin ise Suriye’de merkezi devlet dışında hiçbir silahlı yapıyı kabul etmediğini vurgulayan Gümüş, mutabakatın hayata geçirilmemesinin temel nedeninin SDG’nin bu alanlardan çıkmak istememesi olduğunu ifade etti.

Gümüş, Suriye hükümetinin de yaptırımlar ve iç yeniden yapılanma süreci nedeniyle SDG meselesine yeterince yoğunlaşamadığını belirterek, yaptırımların kalkması ve ABD ile Şam arasında gerçekleşen temasların Suriye yönetiminin önünü açabileceğini söyledi. Ancak buna rağmen sürecin 2025 sonunda tamamlanamayacağını, 2026’ya sarkacağını dile getirdi.

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Anar Ali ise mutabakatın müzakere yoluyla çözülme ihtimalini düşük gördüğünü ifade etti. Ali’ye göre mutabakat, idari ve askeri entegrasyon, sınırların devri, petrol ve doğalgaz tesislerinin merkezi yönetime bırakılması gibi birçok alt başlık içeriyordu. Ancak SDG, iyi niyet göstergesi olarak dahi bu maddelerden hiçbirini hayata geçirmedi. Rakka ve Deyrizor gibi Arap nüfusun çoğunlukta olduğu bölgelerden çekilmediğini vurgulayan Ali, bunun oyalama taktiği olduğunu söyledi.

10 Mart Mutabakatı uygulanmadı Gözler 1 Ocak’a çevrildi: Suriye’de sürpriz kapıda mı

Dr. Ali, SDG’nin ABD ve İsrail’den aldığı siyasi ve askeri destekle mevcut fiili özerkliğini korumak istediğini, federasyondan da öte bağımsız bir yapı hedeflediğini belirtti. İsrail’in, Suriye’nin parçalı kalmasını stratejik bir hedef olarak gördüğünü ifade eden Ali, SDG’nin İsrail ile koordineli hareket ettiğini ve bunun Suriye’nin ulusal bütünlüğü önünde ciddi bir engel oluşturduğunu kaydetti.

Her iki uzman da askeri seçeneğin masada olduğunu vurguladı. Gümüş, 1 Ocak 2026 itibarıyla Suriye sahasında “sürpriz” gelişmeler yaşanabileceğini, Türkiye ile Şam’ın koordineli bir askeri müdahaleye yönelebileceğini dile getirdi. Son dönemde yapılan üst düzey ziyaretler ve açıklamaların bu yönde güçlü mesajlar içerdiğini söyledi.

Dr. Anar Ali ise Türkiye’nin bugüne kadar askeri operasyonu tercih etmemesinin nedeninin Suriye’de yeni bir çatışma istememesi olduğunu ancak mutabakatın uygulanmaması halinde kısa sürede sonuç alınabilecek bir askeri müdahalenin mümkün olduğunu belirtti. SDG’nin kontrol ettiği bölgelerde Arap nüfusun çoğunlukta olduğuna dikkat çeken Ali, olası bir harekâtta yerel halkın da SDG’ye karşı tavır alabileceğini ifade etti.

Uzmanlara göre, SDG’nin merkezi hükümete entegre olmaması halinde Suriye’de ayrılıkçı kantonların oluşması riski artacak, bu durum yalnızca Suriye’yi değil en çok Türkiye’yi olumsuz etkileyecek. Bu nedenle 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanmaması durumunda askeri seçeneğin devreye girmesi sürpriz olmayacak.